En Sıcak Konular

Cem Kılıç
Milliyet Gazetesi

Cem Kılıç
1 Mayıs 2016

Çok çalışıyoruz



Çok çalışıyoruz

 


Milliyet


Dünyada en fazla mesai yapan ülkelerin başında yer alıyoruz. OECD verilerine göre, haftada 50 saatten fazla çalışanların oranı Türkiye’de yüzde 41. Türkiye’yi, yüzde 29 ile Meksika ve yüzde 17 ile İsrail takip ediyor

1 Mayıs işçi sınıfı için çok önemli bir gündür. Emeğin ve dayanışmanın bayramı, işçi sınıfının mücadele ile elde ettiği pek çok hak sonrası insanca yaşama ve çalışma özgürlüğünün kutlandığı gündür. Ancak ne yazık ki ülkemizde tarihsel geçmiş ve yaşanan üzücü olaylar nedeniyle her yıl 1 Mayıs’ta endişeli bir bekleyiş içine gireriz. Taksim’den gelecek polis müdahalesi veya arbede görüntüleri ana haberlerin gündemini oluşturur. Bu yıl sakin bir 1 Mayıs yaşanmasını bekliyoruz. DİSK’in ülkemizin içinde bulunduğu ortam nedeniyle Taksim ısrarından vazgeçmesi ve TÜRK-İŞ’in de kutlamalarını Çanakkale’de yapacak olması nedeniyle endişeye yer olmadan kutlamalar yapılabilecek.

Bugünkü yazımda, emek mücadelesinin 1 Mayıs 2015’ten 1 Mayıs 2016’ya kadar geçen süreçte ne gibi kazanımlar elde ettiği üzerinde durarak bir yılın envanterini çıkarmak istedim. Bu sayede, işçi sınıfının Türkiye’de son bir yılını kısa bir almanak üzerinden değerlendirebilmek mümkün olacak.

 

Fazla mesai yapıyoruz

Ülkemizde işçi sınıfının halen devam eden problemleri bulunuyor. Bunlardan ilki, sürekli bir şekilde fazla mesai yapılması. İş-yaşam dengesi açısından önemli unsurlardan biri, insanların zamanlarının ne kadarlık bölümünü çalışarak geçirdikleridir. Pek çok araştırmadan elde edilen sonuçlar, çok uzun çalışma saatlerinin stresi artırması nedeniyle kişisel sağlığı ve iş güvenliğini olumsuz yönde etkilediğini gösteriyor. Diğer yandan, uzun çalışma süreleri aile birliğinin bozulması ve boşanma oranlarının artması üzerinde bile etkili. Eve iş getiren ve sürekli çalışmak zorunda olan kişiler ailelerine gereken vakti ayıramıyor ve sonuçta boşanmalar söz konusu oluyor.

OECD verilerine göre; haftalık olarak 50 saat ve üzerinde, yani çok uzun saatler çalışanların oranına ilişkin OECD ortalaması yüzde 13 ile aslında çok yüksek değildir. Ancak OECD üyeleri içinde bazı ülkeler, ciddi anlamda ortalamanın üzerine çıkıyor. Bu anlamda, ne yazık ki OECD ülkeleri içinde en yüksek çalışma saatlerinin söz konusu olduğu ülke Türkiye’dir. OECD verilerine göre, Türkiye’de haftalık 50 saat ve üzerinde çalışanların oranı yaklaşık yüzde 41’dir. Türkiye’yi, yüzde 29 ile Meksika ve yaklaşık yüzde 17 ile İsrail takip ediyor. Ancak söz konusu gösterge itibarıyla Türkiye en yakın rakiplerine bile önemli ölçüde fark atmakta. Bununla birlikte, iş-yaşam dengesi sıralamasında Türkiye en son sırada yer alıyor. Yıllık olarak bakıldığında ise Türkiye’de toplam çalışma süresi 1855 saatken; OECD ortalaması 1765 saattir. Bütün bu verilerin yanında pek çok işyerinde fazla mesailerin ödenmediği de göz önüne alındığında tablonun vahameti artıyor.

 

Asgari ücret arttı

1 Mayıs 2015’ten 1 Mayıs 2016’ya değin geçen süreçte işçi sınıfının belki de en önemli kazanımı asgari ücretteki artış oldu. Asgari ücret 2016 itibarıyla net 1300 TL oldu. 2016 için asgari ücret yıllık olarak belirlendi. Dolayısıyla 1 Temmuz’da rakam değişmeyecek. Asgari ücrette 2003’ten bu yana reel olarak yüzde 69.49; kümülatif olarak yüzde 407.6 oranında artış gerçekleşti. Seçim vaadi olarak sunulan asgari ücretteki artış işverenlerin itirazlarına rağmen hayata geçti. Ortaya çıkan yükün bir bölümünün devlet tarafından üstlenilmesi de sağlandı.

EUROSTAT’ın Ocak 2016 verilerine göre Türkiye 517 euro ile Portekiz, Yunanistan, Malta, İspanya ve Slovenya gibi AB üyesi ülkelerin de içinde bulunduğu asgari ücret düzeyi 500-1000 euro aralığında olan ülkeler seviyesine yükselmiş. Asgari ücretteki artış Türkiye’yi bir üst gruba taşımış olsa da çalışanların satın alma gücü açısından ülkemiz kendi klasmanındaki ülkelerin gerisinde yer alıyor.

 

Sendikalı olan şanslı

1 Mayıs sendikalar için muhasebe günü. Ne yazık ki ülkemizde sendikalaşmanın önüne engeller çıkarıldığı için sendikalar şanslı azınlığın mensup olabildiği bir örgüt konumunda. Sendikalaşma oranı, AB’de % 23, OECD’de % 17 iken ülkemizde yüzde 11.9’dur. Ayrıca sendikalı işyeri sayısı da gittikçe azalıyor.

 

  

 

Sendikalaşmada bir hareket yok

Yasal hakların yanısıra ekonomik hakların gelişimi için de sendikalar gerekli. Sendikalı çalışanların ücretleri, sendikalı olmayanlara göre yüzde 3040 daha fazla. Ayrıca iş yaşamından kaynaklanan demokratik hakları kullanma konusunda sendikalar üyelerine önemli imkânlar da sunmaktır. Bu nedenle hem üye sayılarını artırmak, hem de sendikalaşmanın önündeki engelleri ortadan kaldırmak için gerekli çalışmaları yürütmek zorundalar. Sendikasız bir çalışma hayatı ne işçiler, ne işverenler, ne de devlet için olumlu sonuçlar üretmeyecektir. Bu açıdan sendikalar çalışma hayatının vazgeçilmezi konumundadırlar. Bu konumlarının gerektirdiği çalışmaları yapmaları gerekiyor.

 

Taşeronlar kadroya geçecek

1 Mayıs 2015’ten 1 Mayıs 2016’ya işçi sınıfı açısından yaşanan belki de en olumlu olay kamuda görev yapan taşeron işçilerin tamamının kadroya geçirilecek olması. Bu konuda müjde verildi, gerekli çalışmalarda son aşamaya yaklaşılıyor. Taşeron işçilerin tamamının kadroya geçirilmesinin mümkün olacağı bir düzenleme ile işçi sınıfı açısından önemli bir kazanım elde edilmiş olacaktır. Bunun yanında, kadroya geçirilme işlemlerinin tamamlanması sonrası konunun kalıcı bir çözüme kavuşturulmasını sağlayacak şekilde bir düzenleme yapılırsa, taşeron sorunu ilelebet çözülmüş olacaktır.


Bu yazı 1,292 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Aralık 2019 İş yerinin bir bölümü devredilebilir mi?
    • 27 Kasım 2019 Eğitim alan çalışan işi bırakabilir mi?
    • 25 Kasım 2019 Her çalışana rekabet yasağı getirilemez
    • 21 Kasım 2019 Dijital dönüşüm için doğru yol haritası: MEXT
    • 18 Kasım 2019 Çalışmadan emekli olmak mümkün
    • 13 Kasım 2019 Toplam vergi matrahı yeni işverene söylenmeli
    • 11 Kasım 2019 İş kalitesi sizi memnun ediyor mu?
    • 6 Kasım 2019 Sendikacılığımız sınırlarımızı aşıyor
    • 4 Kasım 2019 İşsizlik parası nasıl alınıyor?
    • 30 Ekim 2019 Buluş yapan çalışana bedel ödenir mi?
    • 28 Ekim 2019 Esnek çalışma her yerde
    • 24 Ekim 2019 İşveren, işçi ücretinden keyfi kesinti yapamaz
    • 22 Ekim 2019 Küçük ekonomik birimler birer istihdam deposu
    • 16 Ekim 2019 İş hayatının Davosu 5 yeni vizyon belirledi
    • 14 Ekim 2019 Hafta tatili hakkında bilmeniz gerekenler
    • 11 Ekim 2019 Fazla mesaide şampiyonuz
    • 8 Ekim 2019 Malulen emeklilikte 1.800 gün prim şart
    • 7 Ekim 2019 Emekli olunca ne kadar aylık alırım?
    • 16 Ağustos 2019 Arabulucu sonrası aranız bozulursa...
    • 17 Temmuz 2019 Doğum borçlanması hakkında her şey
    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    16,229 µs