En Sıcak Konular

Bumin Doğrusöz
Ekonomim.com

Bumin Doğrusöz
31 Temmuz 2025

Kamu alacaklarında faiz karmaşası



Vergi mevzuatımız özünde çoğu aynı ama ismen farklı faiz türleri ile doldurulmuş vaziyette. Bu yazımda bu faizlere bir göz atalım istedim.

6183 sayılı Kanun 51. maddesinde kamu alacağının ödeme müddeti içerisinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanacağını hükme bağlamıştır. Oranı halen aylık % 4,5 ve yıllık 54’tür. Tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) Haziran sonu itibariyle yıllık %35,05, aylık %1,37, Yurt içi üretici fiyat endeksinin Haziran sonu itibariyle (Yİ-ÜFE) yıllık %24,45, aylık %2,46,  TCMB Politika faizinin % 43 olduğu bir ortamda, gecikme zammı geçerli oranıyla hazinenin alacağını tahsil edememesi dolayısıyla uğradığı zararı tazmin amacından sapmış, borcu vadede ödememeye ceza niteliğine dönüşmüştür. Bu oranın hızla gözden geçirilmesi gerekmektedir.  

Vergi Usul Kanununun 112. maddesi ikmalen, re’sen veya idarece tarh olunan vergilere normal vade tarihi ile tahakkuk tarihi arasında geçen süreye gecikme faizi uygulanmasını öngörmüştür. Oranı, gecikme zammı oranı olarak belirlenmiştir. Yani gecikme faizi eşittir gecikme zammı. 

Vergi Usul Kanunu 371. maddesinde pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için pişmanlıkla beyan olunarak ödenecek vergilerin pişmanlıkla zammı ile birlikte ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Pişmanlık zammının oranı, gecikme zammı oranıdır. Yani, pişmanlık zammı eşittir gecikme zammı.  Yukarıda gecikme faizi eşittir gecikme zammı dediğimize göre pişmanlık zammı eşittir geçilme faizi.  

Vergi Usul Kanununun 370 maddesinde izaha davet edilip de izahı kabul edilmeyenlerin düşük oranlı cezadan yararlanmaları için kendiliklerinden beyanda bulunmaları halinde ödeyecekleri verginin yanı sıra izah zammı ödemeleri öngörülmüştür. İzah zammının oranı gecikme zammı kadardır. Yani oran açısından izaha davet zammı eşittir gecikme zammı.

6183 sayılı Kanun 51. maddesinde tecil edilecek kamu alacaklarına tecil süresince tecil faizi uygulanması öngörülmüştür. Bunun oranı, gecikme zammına bağlanmamış, farklı bir oran belirlenmiştir. Halen geçerli oran aylık % 4, yıllık % 48’dir.  (Burada gecikme zammına ayıp edilmiştir. Tecil faizi gecikme zammı belli bir yüzdesi şeklinde belirlenebilirdi)

Fazla veya yersiz olarak tahsil edilip mükellefe iadesi gereken vergiler ise tecil faizi ile iade edilmektedir. Burada iade faizi eşittir tecil faizi.

İhtirazi kayıtla beyan edilip ödendikten sonra yargı kararına göre iade edilip yine yargı kararı uyarınca tahsili gereken vergiler, tecil faizi oranında gecikme faizi ile birlikte tahsil edilmektedir (VUK 112/6). Burada ise geçilme faizi eşittir tecil faizi.  

Benim atladığım faiz tür ve adları varsa, onlardan özür dilerim.

Bu kadar çeşitli kavramlarla, farklı farklı isimlendirmelerle mevzuatta kavram karmaşası yaratmaya ne gerek var. Madem ki oran bakımından hepsi eşittir (gecikme zammı = gecikme faizi = pişmanlık zammı = izah zammı), hepsini gecikme zammı olarak adlandırsak, mevzuatı bu yönü itibariyle basit ve kavram karmaşasından uzak hale getirsek, daha yerinde olmaz mı? Bunlara farklı isimler verince, mükellefler nezdinde psikolojik olarak daha olumlu etki doğduğu, gönüllü uyuma hizmet ettiği falan mı düşünülüyor, doğrusu merak ediyorum.

Üstelik burada faiz oranlarının hazineye bu oranda gelir sağladığını, mükellefe de bu oranda maliyet yarattığını düşünmeyin. Hazinenin geliri, mükellefin maliyeti gecikme zammının oranından daha fazladır. Çünkü bu faizler gider yazdırılmamaktadır. İdari anlayış, bu faizlerin hemen hepsinin gider yazılamayacağı yönündedir. İdarenin bu anlayışı gecikme zammı ve gecikme faizi için doğrudur. Çünkü, gelir ve kurumlar vergisi kanunları bu konuda açık hüküm taşımaktadır. Buna karşılık pişmanlık zammının, izah zammının, tecil faizinin gider yazılamayacağına ilişkin bir kanuni düzenleme yoktur. Bu nedenle buradaki idari anlayış, sadece idarenin yorumuna dayanmaktadır.

Yukarıda verilen oranlardan anlaşıldığı gibi, faiz oranları da adalet ilkelerine uygun belirlenmemiştir. Hazine alacağına yüksek, borcuna düşük faiz ödemektedir.

Bu kadar çok faiz adlandırması ve oran çeşitliliği, vergi mevzuatının sadeleştirilmesinden ziyade karmaşıklaştırmasına hizmet etmektedir. Karmaşık ve adaletsiz mevzuat, vergiye gönüllü uyumun en büyük düşmanıdır.

Zaten mevzuat artık içinden çıkılması zor basitlikten uzaklaşmış vergi mevzuatı için tek çözüm, bütün vergi kanunlarını yeniden yazmak, vergi sistemini yeniden kurmaktır.  Bu konuda en ufak bir çaba olmasa da ben yine söyleyeyim dedim.



Bu yazı 395 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ocak 2026 Vergilendirmede iki yeni haksızlık
    • 6 Ocak 2026 Veraset Vergisinin 2026 istisnaları ve tarife
    • 1 Ocak 2026 Emisyon primleri üzerindeki tartışmalar
    • 30 Aralık 2025 Limited şirket ortağının sorumluluğu
    • 25 Aralık 2025 359un hataları ve KURGAN
    • 18 Aralık 2025 A.Ş. genel kurul kararlarında muhalefet şerhleri
    • 16 Aralık 2025 Odalardan muhasebeci olur mu?
    • 11 Aralık 2025 Torba ile neler değişti? (2)
    • 9 Aralık 2025 Torba ile neler nasıl değişti (1)
    • 4 Aralık 2025 Vergi yargısında ön inceleme
    • 2 Aralık 2025 Vergi yargısında 2026 ölçütleri
    • 27 Kasım 2025 Personele ait aracın kiralanması
    • 20 Kasım 2025 Ücretlilerde beyanname yükümlülüğü
    • 18 Kasım 2025 Geçici vergide düzenleme ihtiyacı
    • 13 Kasım 2025 2025 yılında yurt dışından elde edilen k?r payları
    • 11 Kasım 2025 Nakit havuzlama ihtiyacı
    • 6 Kasım 2025 Sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu
    • 4 Kasım 2025 Verasette ikmal tarhiyatı ve gecikme faizi
    • 23 Ekim 2025 Torba kanun teklifindeki vergi düzenlemeleri
    • 21 Ekim 2025 Kira gelirlerinin vergilendirilmesinde değişiklikler




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,029 µs