En Sıcak Konular

Bumin Doğrusöz
Ekonomim.com

Bumin Doğrusöz
2 Eylül 2025

Zaman aşımı dolmuş SGK alacaklarında kuruma itiraz



Ödeme emrine karşı 15 günlük dava açma süresi geçtikten sonra itirazın reddi halinde, borçluların artık dava açma olanakları olmayacaktır. Çünkü buradaki dava açma süresi hak düşürücü süredir.

Geçen yazımda; “SGK nezdinde yargı kararıyla zaman aşımına uğradığı tespit edilen borçların Kurum kayıtlarında borç olarak tutulmaya devam olunması nedeniyle “borcu yoktur” yazısı alınmasında sorunlar yaşanması üzerine açılan davada, bu şekildeki uygulamaya cevaz veren Genelge’nin Danıştay tarafından iptali üzerine, SGK konuyu düzenleyen 25.8.2025 gün ve 2025/12 sayılı Genelgesini yayınladığından” bahsetmiştim.

SGK bu Genelgesinde “Kurumun prim ve diğer alacaklarının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, zaman aşımı süresinin hesabında 6183 sayılı Kanun'un 103 ve 104. maddelerinde düzenlenen zaman aşımını kesen ve durduran sebeplerin (ve ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 91'inci maddesinin) dikkate alınması gerektiğini” açıklamıştır.

Bu yazımda, zaman aşımına uğrayan SGK alacağı dolayısıyla kendisine ödeme emri tebliğ edenlerin, ne yapması gerektiği üzerinde durmak istiyorum.

Aslında bu konuyu vergi hukuku bazında, haksız ödeme emri tebliğ olunanlar açısından irdelemiş ve birkaç defa yazmıştım. Söz konusu yazılarımda; ödeme emrine karşı hakların savunulabileceği tek yolun yargı yolu olduğunu, idareye başvurunun, Vergi Usul Kanunu’nun hata veya düzeltme hükümlerine dayanarak idareden düzeltme talep edilmesinin bir anlamı olmadığını belirtmiştim. Çünkü 6183 sayılı kanunda, ödeme emrine karşı yapılabilecek bir idari başvurunun dava açma süresini durduracağı veya keseceği yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle idari başvuru sonucunun olumsuz olması durumunda, 15 günlük dava açma süresi genellikle dolmuş olmakta ve açılan dava mecburen yargı mercileri tarafından süreden reddedilmektedir.

Vergi hukuku açısından ödeme emri konusundaki taradığım yargı kararlarından hareketle ödeme emrine karşı “hata ve düzeltme” müessesesi kapsamında yapılacak idari müracaatın, dava açma süresini durdurmayacağı veya kesmeyeceği görüşünü savunurken oluşturduğum gerekçeleri kısaca şöyle saymıştım.

Hemen hemen bütün kamu alacakları 6183’e tabi

- 213 sayılı kanunda düzenlenmiş hata ve düzeltme hükümlerinin 6183 sayılı kanuna göre tesis edilen işlemleri de kapsayacağı yönünde bir düzenleme yoktur.

- 6183 sayılı kanunda da konuya ilişkin olarak 213 sayılı Kanuna ilişkin bir atıf da bulunmamaktadır.

- Ödeme emri zaten kamu borcunun artık ödenmesi gereken safhaya gelmesinden sonra düzenlenmektedir.

- 6183 sayılı kanun, 213 sayılı kanuna nazaran çok daha geniş bir kapsama sahiptir ve hemen hemen bütün kamu alacakları bu kanuna tabidir. Vergi alacaklarında hata ve düzeltme müessesesinin geçerliliğinin kabulü halinde diğer kamu alacakları ile vergi alacaklarının tahsil usulü konusunda bir ayrım ve eşitsizlik oluşacaktır.   

Bu duruma rağmen, söz konusu SGK genelgesinde “işverenlerce / sigortalılarca / genel sağlık sigortalılarınca 6183 sayılı kanunun 58'inci maddesine göre ödeme emrine itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılması gerektiğinden, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun borcun zaman aşımına girdiği yönünde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde alacaklı üniteye itiraz etmesi halinde kişilerin, dava açmasına gerek duyulmaksızın söz konusu alacağın zaman aşımına girip girmediği Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu'nca incelenerek zaman aşımına girdiği tespit edilen alacaklara ait icra takip dosyası iptal edilecektir” açıklamasına yer verilmiştir.

Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu'na yapılacak bu zaman aşımı itirazı, dava açma süresini kesmeyecek veya durdurmayacaktır. Ödeme emrine karşı 15 günlük dava açma süresi geçtikten sonra itirazın reddi halinde, borçluların artık dava açma olanakları olmayacaktır. Çünkü buradaki dava açma süresi hak düşürücü süredir. Nitekim söz konusu genelgede de bu hususa     “Kuruma zaman aşımı defi iddiası ile itiraz edilmesi, mahkemeye dava açma süresini durduran veya kesen bir işlem olarak kabul edilmeyecektir” denilmek suretiyle işaret edilmiştir.

Dava açmak en geçerli yol

Bu nedenle vergi ve SGK alacakları dahil bütün kamu alacaklarında ödeme emrine karşı idareye başvuru yerine dava açmak, hakkı muhafaza etmek açısından tek ve en geçerli yol olup, alacaklı kuruma başvuru hak kaybına yol açabilecek bir davranış oluşturacaktır. 

Esasen 6183 sayılı kanunda, bu kanuna göre yapılan işlemlerin bir defa daha gözden geçirilmesi ve varsa hataların giderilmesini temin etme ve bu yolla yargının iş yükünü de azaltma amacıyla bir idari başvuru yolunu düzenleyen bir hükmün eklenmesinde fayda vardır.

NOT: Değerli okurlarım; iki hafta yokum. Tatil ve dinlenme hakkımı kullanacağım. Sonrasında görüşmek üzere.



Bu yazı 716 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Nisan 2026 Sorunlarıyla emisyon primleri
    • 16 Nisan 2026 Resen vergi tarhı ve adaletsiz uygulamaları
    • 14 Nisan 2026 Şüpheli alacak karşılığı ayrılmasında dava koşulu
    • 9 Nisan 2026 Elektronik tebligat kararı ve sonuçları
    • 7 Nisan 2026 Elektronik tebligata nihayet iptal kararı
    • 31 Mart 2026 Emsal kira bedeline göre beyan
    • 24 Mart 2026 2025te elde edilen k?r paylarında vergileme
    • 19 Mart 2026 Ücretlilerde beyanname yükümlülüğü
    • 17 Mart 2026 Eğitim ve sağlık harcamaları indirimi
    • 12 Mart 2026 Kiraların gerçek gider yöntemi ile beyanında idari yaklaşımlar
    • 10 Mart 2026 Kira gelirlerinin beyanında giderler ve değişiklikler
    • 5 Mart 2026 Yeni torbanın getirdikleri
    • 3 Mart 2026 2025 yılı konut kira gelirlerinde istisna
    • 26 Şubat 2026 Karşıt incelemede ihtilaf
    • 24 Şubat 2026 2025 yılının arızi kazançlarının vergilendirilmes
    • 19 Şubat 2026 Vergi müfettişi-takdir komisyonu işbirliği
    • 17 Şubat 2026 Son geçici vergi dönemi ve sermaye artırımını teşvik indirimi
    • 12 Şubat 2026 İndirimler tasdik raporu koşuluna bağlanabilir mi?
    • 10 Şubat 2026 Mal veya hizmeti satmak zorunda mıyız?
    • 3 Şubat 2026 Vergi hataları ile düzeltme-şik?yet başvuruları




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    12,372 µs