En Sıcak Konular

Osman Arıoğlu


Osman Arıoğlu
2 Şubat 2026

Dünya ticareti, rekabet ve yeni korumacılık



Küresel ticaret, hiçbir zaman tamamen serbest ya da tamamen korumacı olmadı. Ülkeler, kendi üreticilerini korumak amacıyla zaman zaman gümrük vergileri, ek mali yükler ve geçici ticaret önlemleri almak durumunda kaldı. Bu uygulamalar, doğru zamanda ve doğru ölçüde devreye alındığında hem ekonomik istikrarın korunması hem de yerli sanayinin güçlenmesi açısından önemli araçlardır.


Son dönemde korumacılık tartışmalarının yeniden dünya gündeminin üst sıralarına taşınmasının temel nedenlerinden biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci kez başkan seçilmesinin ardından birçok ülkeye yönelik gümrük vergisi ve ek vergi tehditlerini açıkça dile getirmesi ve hatta bu konuda dünya gündemini her gün derinden sarsan bir ek şartı ileri sürmesi oldu. Bu çıkışlar, küresel ticaret sisteminin ne kadar kırılgan ve aynı zamanda ne kadar politik bir zeminde şekillendiğini bir kez daha gözler önüne serdi.


KORUMACILIK, KİMİN İÇİN, NE KADAR?

Elbette her devlet, kendi üreticisini korumak ister. Bu, ekonomik egemenliğin doğal bir parçasıdır. Ancak devletlerin yalnızca üreticileri değil, tüketicileri ve yatırımcıları da gözetme sorumluluğu vardır. Vatandaşların yaşam standartlarının yükseltilmesi, ürünlere makul fiyatlarla erişimin sağlanması ve yatırımların sürdürülebilirliğinin korunması da en az üretimin desteklenmesi kadar önemlidir.


Ülkelerin cari dengeyi gözetme, sürdürülebilirliği sağlama zorunluluğu da vardır. İthalatı azaltmaya dönük her tedbir, ilk bakışta olumlu gibi görünse de uzun vadede üretim maliyetlerini artırarak farklı alanlarda olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle korumacılık, tek boyutlu değil; çok yönlü bir değerlendirmeyi ve etki analizi yapmayı zorunlu kılar.


TÜRKİYE’NİN TECRÜBESİ VE DENGE ARAYIŞI

Türkiye, geçmişte korumacılığın yaygın olduğu dönemleri deneyimlemiş bir ülkedir. Ancak bu dönemlerde, koruma duvarlarının arkasına sığınan bazı sektörlerin teknolojik gelişimi yeterince yakalayamadığı da gözlemlendi. Bu tespitin ardından Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği süreci devreye girdi; daha yoğun teknoloji transferi, artan rekabet ve refah artışı hedeflendi.


Bugün gelinen noktada esas mesele, bu iki yaklaşımı dengeli biçimde yönetebilmektir. Nitekim teknolojik açıdan dünyanın en gelişmiş ülkelerinin başında gelen ABD bile üretimi kendi topraklarına çekmek ve borç yükünü hafifletmek amacıyla korumacı refleksleri devreye sokabiliyor. Dolayısıyla mesele sadece ‘korumak’ değil, ‘nasıl ve hangi sonuçları gözeterek korumak’ sorusudur.


YATIRIM, MALİYET VE ETKİ ANALİZİ

Türkiye’de bu alandaki hassasiyet özellikle Ticaret Bakanlığı nezdinde yakından hissediliyor. Yerli üreticiyi korumaya dönük gümrük önlemleri alınırken, teknoloji geliştiren firmaların desteklenmesi önemli bir politika tercihidir. Ancak yeni bir yük getirilirken, o ürünün üretim zincirindeki yeri ve kullanım alanlarındaki yatırım maliyetlerine etkisi mutlaka dikkate alınmalıdır.


Örneğin yenilenebilir enerji alanlarında, cari açığı azaltmaya yönelik yatırımların fizibilitesi son derece hassastır. Daha önce yapılmış bağlantı anlaşmaları ve finansman planları varken getirilecek ani ek yükler, yerli üreticiyi koruma amacıyla atılan bir adımın, ithal ikamesi sağlayacak yatırımların sekteye uğratmasına yol açabilir.


Bu noktada Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın şahsında, etki analizlerine verilen önemin yüksek olduğu ve gerekli görülen durumlarda düzeltici düzenlemelerin yapılmasından kaçınılmadığını da ifade etmek isteriz.


KARAR SÜREÇLERİNDE ORTAK AKIL ŞART 

Adı üzerinde Ticaret Bakanlığı, hem üreticiyi korumak hem de ülkenin makro dengelerini gözetmekle yükümlüdür. Yeni bir ek yük getirilirken geçiş sürelerini yeterince uzun tutmak, sektörlerin uyum sağlamasına imkân tanımak bakımından çok önemlidir. 


Geçmişte kamuda görev yapmış biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Kamu tarafından alınan her düzenlemenin farklı kesimler üzerinde farklı etkileri vardır. Bu nedenle karar süreçlerinde tüm tarafların yeterince dinlenmesi, ortak aklın devreye sokulması ve etki analizlerinin titizlikle yapılması büyük fayda sağlar. Yapılmış bir düzenlemenin veya alınmış bir kararın bu çerçevede yeniden değerlendirilmesinden kaçınmamak erdemli kamu yöneticiliği yanında, yüklenilen sorumluluğun da bir gereğidir. 




Bu yazı 198 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Şubat 2026 Meksikadaki kargaşanın dünya ticareti ve Türkiyeye etkileri
    • 13 Şubat 2026 Dış ticarette ocak verileri ne söylüyor?
    • 2 Şubat 2026 Dünya ticareti, rekabet ve yeni korumacılık
    • 16 Ocak 2026 Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi beyan süresi ve uygulamanın gidişatı
    • 2 Ocak 2026 2025in ardından 2026ya bakış
    • 19 Aralık 2025 Kasım sonu bütçe gerçekleşmeleri ne söylüyor?
    • 5 Aralık 2025 Enflasyon rakamlarında iyi haber
    • 21 Kasım 2025 istanbuİstanbulda 100 bin konut: Fırsat mı, yeni risk mi? Gir
    • 7 Kasım 2025 istanbul-ticaret-gazetesi Anasayfa Yazarlar OSMAN ARIOĞLU Yeniden değerleme oranı: Rakamın ötesinde bir psikoloj
    • 24 Ekim 2025 Dördüncü dönem geçici vergi beyanı geri geliyor
    • 10 Ekim 2025 Söylentisi bile kötü
    • 26 Eylül 2025 Bir bakışta Özbekistan
    • 12 Eylül 2025 Açıklanan OVP üzerine
    • 29 Ağustos 2025 İhracatçıya müjde
    • 15 Ağustos 2025 Anonim şirketlerde boşalan yönetim kurulu üyeliği için yapılması gereken
    • 1 Ağustos 2025 Arsa takdir komisyonları ne yapmaya çalışıyor?
    • 18 Temmuz 2025 Stopaj oran artırımı neyi değiştirecek?
    • 4 Temmuz 2025 Parite 1,20yi geçecek mi?
    • 20 Haziran 2025 Yatırımlarda indirimli kurumlar vergisine sınırlama
    • 30 Mayıs 2025 Emlak vergisi ilk taksit ödemesi




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,853 µs