En Sıcak Konular

Cem Kılıç
Milliyet Gazetesi

Cem Kılıç
2 Mart 2026

İmalat sanayi ve istihdamı korumak



Türkiye ekonomisinin omurgası nedir diye sorsak, pek çok farklı cevap alabiliriz. Kimileri ihracatı, kimileri hizmetler sektörünü, kimileri turizmi işaret eder. Ancak bütün bu alanların arkasında belirleyici bir güç vardır: imalat sanayii. İmalat, yalnızca fabrika bacalarından yükselen duman değildir. İmalat; teknolojidir, katma değerdir, nitelikli istihdamdır, ihracattır ve kriz dönemlerinde ekonominin ayakta kalma kapasitesidir. Bu nedenle imalat sanayii yalnızca bir sektör değil, ekonomik bağımsızlığın ve sürdürülebilir büyümenin temel dayanağıdır.

İmalat sanayii;

■ Yüksek katma değer üretir.

■ Ara malı üretimiyle dışa bağımlılığı azaltır.

■ İhracatın ana taşıyıcısıdır.

■ Teknolojik dönüşümün merkezidir.

■ Zincirleme etkiyle diğer sektörleri besler.

Dayanıklılık meselesi

Dünya ekonomisi son yıllarda ciddi türbülanslardan geçiyor. Pandemi, küresel tedarik zinciri kırılmaları, jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve finansmana erişimde yaşanan sıkılaşma; özellikle üretim yapan işletmeleri doğrudan etkiliyor. Bu süreçte güçlü olan ülkelerin ortak özelliği şudur: İmalat altyapılarını korumayı ve üretim kapasitelerini canlı tutmayı başarmış olmaları. Çünkü üretim kapasitesini kaybetmek kolaydır; yeniden inşa etmek ise uzun yıllar alır. Nitelikli işgücünü kaybettiğinizde, o işgücünü tekrar kazanmak yalnızca bir teşvik meselesi değildir; güven, öngörülebilirlik ve sürdürülebilir politika gerektirir.

Koruma perspektifi

İmalat sanayii aynı zamanda istihdam açısından stratejik bir alandır. Özellikle 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi kapsamında çalışan sigortalı işçilerin önemli bir bölümü bu sektörde yer almaktadır. İmalatta istihdamın korunması;

■ Sosyal güvenlik sisteminin prim gelirlerini, ■ Hane halkı gelir istikrarını, ■ Bölgesel kalkınmayı, ■ Kadın ve genç istihdamını doğrudan etkiler.

Finansmana erişim

İmalat sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için finansmana erişim hayati önemdedir. Hammadde alımı, enerji maliyetleri, stok finansmanı ve ücret ödemeleri belirli bir nakit akışı gerektirir. Küresel finans koşullarının sıkılaştığı dönemlerde işletmelerin krediye erişiminde yaşanan zorluklar üretim zincirini doğrudan etkileyebilir. Geçtiğimiz hafta açıklanan ‘İmalat Sanayi için Kredi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı’, üretim sürekliliğini güvence altına almayı ve istihdamı korumayı hedefleyen önemli bir politika aracı olarak devreye alınmıştır. Program; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, KOSGEB ve İŞKUR iş birliğiyle yürütülecek. 2026 yılı içerisinde sağlanacak 100 milyar TL’lik finansmana erişim imkânı, imalat sektörünün dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor.

Programın en kritik yönü ise doğrudan istihdam koruma şartına bağlanmış olması. Bu bakımdan, programdan yararlanmak isteyen işletmelerin 2025 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait ortalama prim gün sayısını 2026 yılında korumaları gerekiyor. Böylece, finansman desteği yalnızca bir kredi kolaylığı olmaktan çıkıyor ve istihdamla doğrudan ilişkilendirilen bir sosyal politika aracına dönüşüyor.

Hedefli destek

Program kapsamında iki farklı destek mekanizması uygulanacak:

Performans Desteği (Tekstil, giyim, deri ve mobilya imalatı sektörleri için)

■ Korunan her bir istihdam için (30 prim gün karşılığı) 3 bin 500 TL geri ödemesiz destek

■ İşletme başına üst limit: 10 milyon 458 bin TL

Finansman Desteği (Performans desteği kapsamı dışında kalan imalat sektörleri için)

■ 10 puan finansman desteği (geri ödemesiz)

■ İşletme başına kredi üst limiti: 50 milyon TL

■ 6 aya kadar anapara ödemesiz

■ Azami 36 ay vadeli

KOBİ’ler için imkanlar

Türkiye’de imalat sanayiinin önemli bir kısmı KOBİ’lerden oluşuyor. Bu işletmeler; esnek yapılarıyla ekonomiye dinamizm kazandırırken, finansmana erişimde büyük işletmelere kıyasla daha kırılgan olabiliyorlar. Bu nedenle program kapsamında kefalet mekanizmalarının da devreye alınması, özellikle teminat sorunu yaşayan KOBİ’ler açısından önemli bir kolaylık sağlayacaktır. Türkiye’nin küresel rekabette güçlü kalabilmesi için üretim kapasitesini koruması ve artırması zorunludur. Hizmet sektörü büyüyebilir, finans piyasaları genişleyebilir; ancak sağlam bir imalat altyapısı olmadan sürdürülebilir kalkınma mümkün değildir. Üretimi korumak aslında geleceği korumaktır. 



Bu yazı 329 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 2 Mart 2026 İmalat sanayi ve istihdamı korumak
    • 27 Şubat 2026 İşçinin ücreti düşürülebilir mi?
    • 20 Şubat 2026 Bayram ikramiyesinde beklenti yüksek
    • 16 Şubat 2026 Son dönem ihbara esas
    • 9 Şubat 2026 Esnafın 7200 gün beklentisi
    • 3 Şubat 2026 Küresel işgücünde yeni fay hatları
    • 26 Ocak 2026 En düşük emekli aylığı için çözüm
    • 19 Ocak 2026 Büyüme var fakat iş yok
    • 12 Ocak 2026 Çalışana rekabet yasağı nasıl işler?
    • 7 Ocak 2026 Gençlik, Türkiye üretim çağına giriyor
    • 5 Ocak 2026 Çalışma hayatında dönüşümün yılı
    • 29 Aralık 2025 Fazla çalışma ücreti hakkında her şey...
    • 26 Aralık 2025 Emekli aylıkları nasıl yükseltilir?
    • 22 Aralık 2025 Görünmeyen eşitsizlik: Beceriler
    • 15 Aralık 2025 Yılbaşı için iş planı hazır mı?
    • 13 Aralık 2025 İstifa ve kıdem tazminatı hakkı
    • 8 Aralık 2025 Asgari ücrette yeni perspektif
    • 5 Aralık 2025 Asgari ücret sadece bir rakam değil
    • 2 Aralık 2025 İşte işe iadeyle ilgili her şey...
    • 24 Kasım 2025 İnsan kaynaklarının yeni gündemi yan haklar




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,149 µs