En Sıcak Konular

Bumin Doğrusöz
Ekonomim.com

Bumin Doğrusöz
31 Mart 2026

Emsal kira bedeline göre beyan



Gelir Vergisi Kanunu’nun “ev kirasız-para faizsiz olmaz” şeklindeki iktisadi anlayıştan hareketle düzenlenmiş  “emsal kira bedeli” başlıklı 73. maddesi, kimsenin gayrimenkulünü emsalinden daha düşük bir bedelle veya bedelsiz olarak kiraya veremeyeceğini bir karine olarak kabul etmekte ve mükelleflerin emsal kira bedelinden düşük bir kira geliri beyan edemeyeceklerini hükme bağlamaktadır.

Bu maddeye göre binalarda ve arazide emsal kira bedeli, söz konusu yer için yetkili özel mercilerce veya mahkemece tespit edilmiş bir kira bedeli mevcutsa bu tespit edilmiş değerdir. Eğer bu şekilde tespit edilmiş bir kira bedeli mevcut değilse, kiraya verilen bina veya arazinin emlâk vergisine esas beyan değerinin yüzde 5’i, diğer mal ve haklarda ise piyasa değerinin % 10’u yıllık emsal kira bedeli olarak dikkate alınacaktır.

Örneğin, 2025 yılında emlâk vergisi değeri 8.000.000 lira olan ve bu değer üzerinden emlâk vergisi ödeyen Ali Bey’in, bu dairesi için yıllık emsal kira geliri bedeli 400.000 liradır. Ancak Ali Bey, gerçekte, yıllık 300.000 lira kira geliri elde ettiyse, bu gelirini mi, yoksa emsal kira bedelini mi beyan edecektir? Ali Bey, emsal kira geliri müessesesini bahane edip kirasının artırılmasını isteyebilir mi?

 

Gerçek olmayan gelir, gelir vergisine esas alınamaz

Bu sorulara, önce hemen cevap verelim, sonra da aşağıda sebeplerini açıklayalım. Her iki sorunun cevabı da olumsuzdur. Örnekteki mükellef Ali Bey, ne gerçekte almadığı 400 bin lirayı kira geliri olarak beyan etmekle yükümlüdür ne de bu sebeple kiracısından kirasının artırılmasını isteyebilir. Çünkü Gelir Vergisi Kanunumuz, bütün kanunun yorumlanmasına esas olacak ilkelerini, hemen 1 ve 2’nci maddesinde açıklamıştır. Bizi ilgilendiren ilkeye göre gelir vergisi, kişilerin elde ettikleri gerçek gelirleri üzerinden alınır. Bir başka deyişle, kişilerin gerçek olmayan veya elde etmedikleri gelirleri, gelir vergisine esas alınamaz.

Ayrıca, kişilerin ekonomik faaliyetleri ve vergiyi doğuran olaylar, özel hukuk alanında, konumuza ilişkin olarak, kira sözleşmeleri ile oluşur. Kira sözleşmeleri, kira bedelini de gösterir. Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesine göre ise vergi mükellefiyetini veya vergi sorumluluğunu devredenler dışındaki sözleşmeler, muvazaalı veya peçelemeli olduğu ve taraflarının gerçek iradesini veya gerçek durumu yansıtmadığının vergi idaresince delillendirilmesi hali dışında, vergi dairesini bağlar ve vergilendirmeye esas alınmak zorundadır. Nitekim Danıştay’ın muhtelif dava dairelerinin yerleşik içtihadı da bu yöndedir.

O halde mükellefler, gerçekten elde ettikleri kira gelirlerini, kira sözleşmeleri, kira makbuzları veya kiraların bankadan ödendiği durumda banka dekontları veya posta havale makbuzları ile kanıtlayabildikleri sürece, emsal kira bedeline göre beyanda bulunmak zorunda değildirler veya bu kişilere emsal kira bedelinden düşük kira geliri beyan ettikleri gerekçesiyle cezalı vergi salınamaz. Salınması halinde kira geliri sahipleri, beyan ettikleri kira gelirinin gerçek olduğunu yargı mercileri önünde açıklama ve kanıtlama olanağına sahiptirler.

Ancak mükelleflerin, kira gelirini kanıtlayamamaları, ellerinde delilleri ve hatta yazılı kira sözleşmeleri bile olmaması durumlarında veya gerçekte daha yüksek kira aldıklarının ve bu miktarı gizlediklerinin vergi idaresince delillendirilmesi halinde yahut gerçek kira bedelinin belirlenememesi veyahut kiracılarından kira almamaları halinde, emsal kira gelirine göre düşük gelir beyan etmeleri halinde cezalı vergi tarhiyatı ile karşılaşma ihtimalleri söz konusu olacaktır.

Netice olarak, kira gelirini tam ve doğru olarak beyan eden ve beyan ettiği tutarın gerçekte elde ettiği kira tutarı olduğunu kanıtlayabilen mükelleflerin, emsal kira bedeli hükmünden korkmaları veya çekinmeleri için hiçbir sebep yoktur.

 

Kanuna göre 4 istisnai durum

Ayrıca kanunun anılan hükmüne göre, aşağıda sayacağımız dört istisnai halde emsal kira bedeli müessesesi uygulanmaz. 1. Boş kalan gayrimenkullerin muhafazası maksadıyla bedelsiz olarak başkalarının ikametine bırakılması 2. Binaların mal sahiplerinin usul (anne-baba, büyükanne-büyükbaba), füruğ (çocuk, torun) veya kardeşlerin ikametine tahsis edilmesi 3. Mal sahibi ile birlikte akrabaların da aynı evde veya dairede ikamet etmesi 4. Mahalli idareler dahil bütün kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan kiralamalar.

Ancak burada 1, 2 ve 3 numaralı hüküm için dikkat edilmesi gereken nokta, “ikamete tahsis edilme”dir. İkamet, yerleşmek niyeti ile oturulan yerdir. Bu sebeple işyeri olarak yapılan tahsisler, buraya girmez.

Bu istisnai hallere girmeyen ve belgelendirilebilir nitelikte kira alınmayan ve dolayısıyla emsal kira bedeli üzerinden beyanname vermeyi gerektiren hallere örnek olarak “Çocuğa işyeri tahsisi”, “Kişinin dairesini bedelsiz olarak şirketine kullandırması”, “Bir dairenin (usul-füruğ ve kardeş kavramları dışında kalan), kardeş çocuğuna veya hala, dayı, teyze, amca gibi akrabalara işyeri veya mesken olarak bedelsiz kullandırma” gibi haller sayılabilir.

Ancak bu gibi hallerde, gerçekte bir kira bedeli tahsil ediliyorsa, yine bu gerçek kiranın beyan edilmesi gerekir.

Öte yandan bedelsiz işyeri olarak tahsislerde eğer mal sahibi gerçekte kira almayarak emsal kira bedeli üzerinden beyanname veriyorsa, kiracı işletmelerin kayıtlarında da bir kira gideri gözükmeyecek ve dolayısıyla stopaj yapma mükellefiyeti de doğmayacaktır. 



Bu yazı 1,152 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Nisan 2026 Resen vergi tarhı ve adaletsiz uygulamaları
    • 14 Nisan 2026 Şüpheli alacak karşılığı ayrılmasında dava koşulu
    • 9 Nisan 2026 Elektronik tebligat kararı ve sonuçları
    • 7 Nisan 2026 Elektronik tebligata nihayet iptal kararı
    • 31 Mart 2026 Emsal kira bedeline göre beyan
    • 24 Mart 2026 2025te elde edilen k?r paylarında vergileme
    • 19 Mart 2026 Ücretlilerde beyanname yükümlülüğü
    • 17 Mart 2026 Eğitim ve sağlık harcamaları indirimi
    • 12 Mart 2026 Kiraların gerçek gider yöntemi ile beyanında idari yaklaşımlar
    • 10 Mart 2026 Kira gelirlerinin beyanında giderler ve değişiklikler
    • 5 Mart 2026 Yeni torbanın getirdikleri
    • 3 Mart 2026 2025 yılı konut kira gelirlerinde istisna
    • 26 Şubat 2026 Karşıt incelemede ihtilaf
    • 24 Şubat 2026 2025 yılının arızi kazançlarının vergilendirilmes
    • 19 Şubat 2026 Vergi müfettişi-takdir komisyonu işbirliği
    • 17 Şubat 2026 Son geçici vergi dönemi ve sermaye artırımını teşvik indirimi
    • 12 Şubat 2026 İndirimler tasdik raporu koşuluna bağlanabilir mi?
    • 10 Şubat 2026 Mal veya hizmeti satmak zorunda mıyız?
    • 3 Şubat 2026 Vergi hataları ile düzeltme-şik?yet başvuruları
    • 29 Ocak 2026 2025 yılında avans kar payı alanlar




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,960 µs