En Sıcak Konular

Uğur Tandoğan
Ekonomim.com

Uğur Tandoğan
21 Temmuz 2026

Siz hangi camları silmiyorsunuz?



Benim lüksüm de bu olsun

“Bir pazar günü oturdum bütün kredi kartlarımı kesip çöpe attım. Ne kadar da çok varmış. Makası tutan elim bir hafta ağrıdı” demişti. Gerçekten de kartlar çokmuş. Çünkü bankaların yanı sıra büyük mağazaların da kredi kartlarını almış ve kullanmış. Ama bir noktaya gelmiş, kredi kartı borçlarını ödeyememiş. Alacaklılar mahkeme celplerini yollayınca iki doktor ağabey devreye girip kız kardeşlerinin borçlarını ödemişler. Öderken de şöyle demişler : “Bize söz ver; kredi kartlarından kurtulacaksın ve bir daha kullanmayacaksın”. O da sözünü tutmuş.

Bu öykümüzdeki kişi bir hemşire idi.O dönem Amerika’da yakıt istasyonunda arabana yakıtı sen koyarsan fiyatı indirimli idi. Bu geliri kısıtlı hemşire şöyle derdi “Ben yakıtımı kendim koymam. Onların ne işi var, koysunlar. Efendim daha ucuzmuş, benim lüksüm de bu olsun”.

Cam silmem

Yakıt istasyonunda pompaya yanaştım. Pompacı kız “Dolacak mı” diye sordu. “Dolacak” dedim, sonra da ekledim “Lütfen, camları da silelim”. Arabayı kitleyip tuvaletlere yöneldim. Döndüğümde depo dolmuştu. Ama arabanın camları silinmemişti. Tekrar hatırlattım pompacı kıza “Camlar”  dedim. Pompacı kız çok net biçimde ifade etti “Ben cam silmem. Onu karşıdaki pompacı erkekten isteyeceksiniz. Belki o silebilir. Hem benim boyum da kısa”. Demek iş bölümünde uzmanlaşmışlar diye düşündüm. Camları silen pompacılar, silmeyen pompacılar diye bölüşüm var. Merak edip istasyona geri gidip sordum: “Bu pompacı kız, istasyon sahibinin kızı mı, ya da patron mu?”.  “Yok abi, bizim gibi bir çalışan” diye bir koro yükseldi.

Tercihler değişik

Bu olayı yaşayınca yukardaki hemşirenin hikayesi aklıma geldi. İnsanların tercihleri ve lüks anlayışları değişik. Ama bazı şeyler bana ters geliyor. Kredi kartının borcunu ödeyemeyen biri, daha ucuza benzin almak varken arabasına benzin doldurmaktan kaçınıyor. Kredi kartı borçlarını abileri ödemeseydi sorun yoktu, ama faturayı başkalarının ödediği yerde “Bu da benim lüksüm” demek bana ters geliyor.

Pompacı kızın tavrı daha ilginç geldi. Böyle bir işte çalıştığına göre yüksek bir gelir seviyesine sahip değildi. Büyük bir ihtimalle asgari ücretle çalışıyordu. Cam silerek bahşişlerle biraz daha kazanabilirdi. Ama o bunu tercih etmiyordu. Acaba zor mu geliyordu, yoksa cam silmeyi onur kırıcı bir iş olarak mı görüyordu? Belki işe girerken patron ile öyle anlaşmıştı;  “Cam silmem bak, onu peşin söyleyeyim” deyip işe girmişti. Ya da patronun bu durumdan haberi yoktu.

Bu cam silmem tavrı sanki üniversal gibi. Örneğin,  Amerika’da deyimlere girmiş bir meseledir. 1960’lı yıllarda evlere temizliğe gelenler ve hizmetçilerden bazıları,    “Camları silmem” (I don’t do windows) derlermiş. Cam silmek uğraştırıcı, zor bir iş olarak görülürmüş. Sonra bu terim tüm iş kollarında da görülmeye başlamış. Yaptıkları işe bir sınır çizmek amacıyla çalışanların tekrarladığı bir terim olmuş.        

Bir yorum

Pompacı kızın tavrı beni düşündürdü. Şu anda çalışmıyorum. Ama o yakıt istasyonunda pompacı olarak çalışıyor olsam acaba ben de cam silmem der miydim diye düşündüm; demezdim. Cam silmeyi onur kırıcı bulmazdım, zevkle silerdim. Düşünün çeşit çeşit markalar ve modeller önünüze geliyor, onlara dokunuyorsunuz ve onların camlarını siliyorsunuz. Sürücülerin önlerini daha rahat görmelerini, bu şekilde arabaları daha güvenli sürmelerini sağlıyorsunuz. Bir de üstüne para alıyorsunuz. Bir de bunun üstüne kişileri analiz etme fırsatınız oluyor. Bakalım bu sürücü bu cakalı duruşuna göre ne kadar bahşiş verecek? Acaba bu tip teşekkür edecek mi?

Çalıştığım işlerde iş tanımında yer alan bazı işleri yapmamak üzere anlaşmalar yapsaydım, acaba neleri çıkarırdım diye hayal ettim. Örneğin, insan kaynakları yöneticisi olarak çalıştığımda şöyle mi söyleseydim: “İş akitlerini feshetmem, onu baştan söyleyeyim”. Ya da öğretim üyesi olarak çalıştığımda “Sınav okumam, not vermem.”

Bunlar tabi birer fantezi. Yaşamda her şey bir paket olarak geliyor. Bir işe girdiğinizde o işin tüm boyutlarını görerek, bunu kabul ederek giriyorsunuz. Sevdiğiniz kısımları yapıp, sevmediklerinizi yapmama şansınız yok.

Düşünün bakalım, elinizde fırsatınız olsa çalıştığınız işte neleri yapmak istemezdiniz? Sizin de silmek istemediğiniz camlar var mı?



Bu yazı 346 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 21 Temmuz 2026 Siz hangi camları silmiyorsunuz?
    • 16 Temmuz 2026 Kul hakkı oburları
    • 7 Temmuz 2026 NATO zirvesinin düşündürdükleri
    • 30 Haziran 2026 Liyakate dayanmayan atamalar ile bir ülke küme düşer
    • 23 Haziran 2026 Kritik pencereyi kaçırıyoruz
    • 16 Haziran 2026 İstanbul sahnesindeki bir oyundan alıntılar
    • 9 Haziran 2026 Kurum gibi kurum olmak
    • 2 Haziran 2026 Yapay zek? işinizi elinizden alacak mı?
    • 26 Mayıs 2026 Ortaya karışık
    • 19 Mayıs 2026 Gülü seven, dikenini de sevmeyi öğrenmeli
    • 12 Mayıs 2026 Dijital beceriler ve eğitim
    • 5 Mayıs 2026 Herkes değişik şey görür
    • 28 Nisan 2026 'Şimdi veya hiçbir zaman'
    • 21 Nisan 2026 Akvaryumdan balık çorbasına
    • 14 Nisan 2026 Bir iletişim virtüözü: Sakıp Sabancı
    • 7 Nisan 2026 Gençler bir ülkenin geleceğidir
    • 31 Mart 2026 'Sigaranın dumanı, yoktur kokusunun imanı'
    • 24 Mart 2026 Z kuşağı ve sosyal beceriler
    • 17 Mart 2026 Çocuklarınızı seviyorsanız ekrandan koruyunuz
    • 10 Mart 2026 İşin ucunda insan ve memnun müşteri var




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    21,093 µs