En Sıcak Konular

Resul Kurt



Resul Kurt
11 Eylül 2026

Tur Dağı'ndan New York'a: Değişen putlar, değişmeyen imtihan



Son günlerde Ruhi Çenet'in New York'taki Hasidik Yahudilerin bir kesiminin yaşamını konu alan belgesel çalışması büyük tartışmaların odağına yerleşti. Bu belgeseli geçmişten günümüze analiz etmekte fayda görüyorum.

Kur'an-ı Kerim kıssaları yalnızca geçmişte yaşanan hadiseleri anlatmaz.

İnsanı anlatır.

İnsanın zaaflarını, güce karşı tutumunu, hakikatten uzaklaşmasını ve bazen kendi elleriyle oluşturduğu değerleri nasıl putlaştırdığını anlatır.

Hz. Musa'nın Tur Dağı'na çıkışı ve ardından yaşanan buzağı hadisesi, bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

Hz. Musa, İsrailoğullarını Firavun'un zulmünden kurtarmıştı.

İsrailoğulları denizin yarılmasına şahit olmuş, Firavun'un ordusundan kurtulmuş ve büyük bir mucizeyi bizzat yaşamışlardı.

Ardından Hz. Musa, Rabbiyle buluşmak ve vahyi almak üzere Tur Dağı'na çıktı. Süre kırk gecede tamamlandı.

Fakat kırk gün bile bazılarının inkar ve değişimi için yeterli oldu.

Hz. Musa döndüğünde karşısında inanılması güç bir manzara vardı.

Kavminden bir kısmı Sâmirî'nin yaptığı buzağının etrafında toplanmış ve ona kutsallık atfetmeye başlamıştı.

Daha dün denizin yarıldığına şahit olan insanlar, bugün insan eliyle yapılmış bir nesnenin karşısında eğilebiliyordu.

İnsanı esaretten çıkarmak mümkündür; fakat esareti insanın zihninden çıkarmak çok daha zordur.

İsrailoğulları Firavun'dan kurtulmuştu. Fakat yıllarca içinde yaşadıkları düzenin bıraktığı izlerden hemen kurtulamamışlardı. Bir başka ifadeyle: Denizi geçmek kısa sürdü, zihni değiştirmek ise çok mümkün olmadı.

New York'tan dünyaya yayılan görüntülere bakınca, bu kadim kıssayı bugün yeniden hatırlamamıza vesile olan Ruhi Çenet'in New York'taki Hasidik Yahudilerin bir kesiminin yaşamını konu alan çalışması dünyanın en modern şehirlerinden birinin içerisinde, dışarıdan bakıldığında bambaşka bir hayat olduğunu gösterdi.

Kıyafetlerden eğitime, aile hayatından teknoloji kullanımına, sosyal ilişkilerden cemaat düzenine kadar birçok unsur doğal olarak insanların dikkatini çekti.

Belgesel yayıldıkça tartışmalar da büyüdü.

Elbette Yahudilik içerisinde farklı mezhepler, gelenekler, topluluklar ve siyasi görüşler vardır. Hasidik topluluklar arasında dahi önemli farklılıklar bulunmaktadır. Dahası, Yahudilik ile Siyonizmi birbirine eşitlemek de tarihî ve siyasi gerçekliği doğru okumamaktır.

Mesele kıyafet değil, zihniyettir...

Ruhi Çenet'in belgeseline yalnızca sıra dışı kıyafetler, gelenekler veya kapalı bir cemaat hayatı üzerinden bakarsak asıl soruyu kaçırabiliriz.

Asıl soru şudur: İnsan neyi kutsallaştırıyor?

Hz. Musa kıssasındaki buzağı yalnızca altından yapılmış bir heykel olarak okunmamalıdır.

İnsanın Allah ile arasına koyduğu, mutlaklaştırdığı ve hakikatin önüne geçirdiği her şey üzerinde düşünmek gerekir.

Çünkü putların mutlaka taştan veya altından yapılması gerekmez.

Bazen para putlaşır.

Bazen makam.

Bazen güç.

Bazen ideoloji.

Bazen toplumsal yapılar.

Bazen teknoloji.

Bazen de insanın kişisel ihtirasları ve kendi benliği...

Araç amaç hâline geldiğinde, güç ahlakın önüne geçtiğinde, insan kendi ürettiği şeyin esiri olduğunda tehlike başlar.

Bugünün insanı geçmiş toplumlara bakıp, "Bir insan kendi yaptığı heykele nasıl tapabilir?" diye şaşırabilir.

Fakat belki de önce günümüz dünyasına bakmak gerekiyor.

Parayı insanlık geliştirdi; bugün milyarlarca insan hayatının değerini servetle ölçebiliyor.

Teknolojiyi insanlık geliştirdi; bugün teknoloji insan hayatının neredeyse her anını belirleyebiliyor.

Sosyal medya insanlığın ürünü; bugün milyonlarca insan kendi değerini takipçi ve beğeni sayılarıyla ölçebiliyor.

Demek ki mesele yalnızca Sâmirî'nin yaptığı buzağı değildir.

İnsanoğlunun put üretme eğilimi devam ediyor; sadece putların şekli ve isimleri değişiyor.

Tam da burada günümüzün en büyük insanlık dramlarından birine bakmak gerekiyor.

Gazze'ye...

Gazze'de yaşanan soykırımı görünce eleştirinin hedefini doğru belirlemek gerekir.

Hiçbir ideoloji insan hayatından daha kutsal değildir.

Hiçbir devletin güvenlik düşüncesi masum çocukların hayatını değersizleştirmenin gerekçesi olamaz.

Hiçbir hükümet masum çocukları, kadınları ve sivil halkı ayrım yapmaksızın topyekun bir saldırıyla öldürmez.

Hiçbir siyasi hedef insanlığın ortak vicdanından üstün tutulamaz.

Bir ideoloji kendisini mutlaklaştırıp insanı araç hâline getiriyorsa, insanlığın burada durup düşünmesi gerekir.

Çünkü güç kutsallaştırıldığında adalet kaybolur.

Hz. Musa Tur Dağı'ndan indiğinde karşısında bir buzağı bulmuştu.

Bugünün dünyasına baktığımızda ise karşımızda şekli ve adı değişmiş çok sayıda put görüyoruz.

Dün altından yapılmıştı.

Bugün bazen servetten, bazen güçten, bazen kişisel ihtiraslardan, bazen teknolojiden yapılıyor.

Belki Tur Dağı'ndan New York'a, New York'tan Gazze'ye uzanan bu uzun insanlık hikâyesinin bize söylediği en güçlü söz de budur: Asıl özgürlük zihnindeki ve kalbindeki putları kırabildiği gün başlar.

 



Bu yazı 133 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 9 Ekim 2026 Vardiyalı çalışmada dikkat edilmesi gerekenler
    • 6 Ekim 2026 Engelli çocuğu bulunan işçinin mazeret izni
    • 2 Ekim 2026 Kısmi süreli çalışma modeli
    • 2 Ekim 2026 İhbar süresinde yeni iş arama izni
    • 29 Eylül 2026 Uzaktan ve Hibrit Çalışma
    • 25 Eylül 2026 İş ilişkisinde rekabet yasağı
    • 22 Eylül 2026 Belirli süreli sözleşmelerde erken fesihte ücret doğar mı?
    • 18 Eylül 2026 Bordroda yer alması gereken bilgiler
    • 18 Eylül 2026 OVP'de emeklilik şartları mı değişiyor?
    • 11 Eylül 2026 Tur Dağı'ndan New York'a: Değişen putlar, değişmeyen imtihan
    • 8 Eylül 2026 Geçici İş İlişkisinde İSG Eğitimleri
    • 4 Eylül 2026 Zorunlu nedenlerle fazla çalışmada işçi onayı şart mı?
    • 4 Eylül 2026 Doğum borçlanması sigorta başlangıcını geri çeker mi?
    • 1 Eylül 2026 Doğum borçlanması ile emeklilik
    • 25 Ağustos 2026 İşçinin devamsızlığında mazeret araştırması
    • 21 Ağustos 2026 Hangi fesihlerde ihbar süresi uygulanmaz?
    • 21 Ağustos 2026 İş kazası sonrası İSG eğitimi
    • 18 Ağustos 2026 İş sözleşmesinin feshinde son çare ilkesi
    • 14 Ağustos 2026 Ücretsiz iznin kıdem tazminatına esas süreye etkisi
    • 11 Ağustos 2026 İş ilişkisinde işçinin işverene olan borçları




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.