En Sıcak Konular

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump ile Halkbank konusunu görüşeceğiz

8 Kasım 2019 17:37 tsi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump ile Halkbank konusunu görüşeceğiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Kasım'da gerçekleştireceği ABD ziyaretine ilişkin olarak açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile Halkbank konusunu da görüşeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump ile Halkbank konusunu görüşeceğiz

DÜNYA 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Kasım'da gerçekleştireceği ABD ziyaretine ilişkin olarak açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile Halkbank konusunu da görüşeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan dönüşünde medya mensuplarıyla  bir söyleşi gerçekleştirdi. Erdoğan gazetecilere yaptığı açıklamada, 13 Kasım'da ABD ziyareti sırasında Trump ile Halkbank konusunu da konuşacaklarını belirtti. 
ABD’nin New York kentindeki federal savcılarca, Halkbank hakkında  aralarında İran’a karşı yaptırımların delinmesi ve dolandırıcılığın da  bulunduğu 6 ayrı suçtan dolayı iddianame hazırlamışlardı. Davanın son duruşmasında Halkbank’ın bir dönem temsilciliğini  yürüten ancak yetkileri olmadığı için tebligatı almayan avukatlara,  argümanlarını sunmaları için 19 Kasım’a kadar süre verilmişti.
Devamında yöneltilen sorulardan bazıları ve Erdoğan'ın bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

'Terör örgütü sınırımızı taciz ediyor'

- Teröristlerin üzerinde mutabakat sağlanan alanlardan çekilmediğini ve saldırıların devam ettiğini görüyoruz. Rusya'nın daha önce de ABD'de görmeye alıştığımız bir oyalama taktiği içine girdiği konusunda bir kuşkunuz var mı yoksa bu kuşkular için erken mi? Eğer mutabakat gerçekleşmezse, beklentiler karşılanmazsa operasyon seçeneği Türkiye açısından hala masada mı?

Malum şu anda Rusya, rejim güçleri ile beraber hareket ediyor. Rejim güçleri ile hareket ederken de belli yerlerde terör örgütü PKK-PYD-YPG ile bağlantısı var. Bu bağlantı şu anda da aynı hızla devam ediyor. Mesela daha başından beri ABD'nin bize verdiği söz vardı; 'Münbiç'ten terör örgütlerini çıkartacağız' dediler. Ne kadar zamanda? 90 günde. 1,5-2 sene oldu, hala terör örgütü orada. Şu anda da çıkmış değil. Biz ne olup bittiğini tüm istihbaratımızla biliyoruz. Aynı şey Ayn el-Arab'da da var. Burası Obama döneminden beri terör örgütlerinin cirit attığı ve bu haliyle Obama yönetiminin kutsadığı bir yerdi. Ayn el-Arab'ın ismi sonra Kobani'ye çevrildi. Buranın halkından yaklaşık 350 bin kişi terör örgütünden kaçıp ülkemize sığındı. Ağırlıklı olarak da bizim Suruç'a yakın bölgedeler. Ayn el-Arab'dan gelen Kürtlere de biz bakıyoruz. Barınmadan yeme-içmeye ve sağlığa kadar her ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bu gerçeğe rağmen bazıları hala 'Türkiye Kürtlere karşı' diye yalan yayıyorlar. Kürtlerin temsilcisi olduklarını söyleyenlerin hiçbirinin bunlara vermiş olduğu herhangi bir destek asla söz konusu değil. Biz veriyoruz.

'Burada AB de sözünü tutmamıştır'

3 milyon 650 bin mülteciye de yine aynı şekilde herşeyiyle biz bakıyoruz. Bunların kahir ekseriyeti Arap. Bunların yanında bir miktar da Hristiyan, Keldani, Arami, Ezidi var. Mesela Arap Ligi toplantı yapıyor ve Türkiye'ye karşı tavır takınıyor. Bu Arap Ligi'nin mensuplarına sormak lazım; "Siz Türkiye'ye karşı bu tavrı takınıyorsunuz da peki Türkiye'deki ağırlıklı olarak Araplardan oluşan bu mültecilere karşı bir kuruş desteğiniz oldu mu? Buradaki STK'lara veya Türkiye'ye herhangi bir destek gönderdiniz mi?" Yok. Onların da yaptığı en ufak bir yardım, destek söz konusu değil. Bütün yapılanları 40 milyar doların üzerindeki harcamayla biz gerçekleştiriyoruz. Burada AB de sözünü tutmamıştır. 2015 yılında 3 milyar euro vereceklerdi. Oralarda kaldılar. Kendileriyle konuştuğumuz zaman "verdik, veriyoruz" gibi ifadelerle aldatmacaları oynuyorlar. Bunların birbirinden farkı yok.

Gelelim şimdi bizim kontrolümüzde olan Tel Abyad ve Rasulayn'a… Tamamen bizim kontrolümüzde olan bu bölgenin uzunluğu 120 kilometre, derinliği 30-32 kilometre. Diyoruz ki destek verecekseniz burada süratle bir mülteciler şehri veya bir pilot bölge yapalım. Biz proje çalışmalarına varana kadar hazırlık yaptık.Görüştüğüm bütün liderlere de bunları anlatıyorum.
Tel Abyad ve Rasulayn bölgesinde kontrolümüz devam ediyor. Ancak Resulayn'ın güneyinde Tel Tamer bölgesi var. Burası terör örgütünün bulunduğu bir yer. Terör örgütü rahat durmuyor ve oradan sınırlarımızı sürekli taciz ediyor. Aynı şey Münbiç'te var. Aynı durum Ayn el-Arab çevresinde var. Burada yine PKK-PYD-YPG en ufak fırsatı bulduğunda bunu yapıyor. Mesela dün sabah Tel Tamer bölgesinde Suriye Milli Ordusu'na karşı terör örgütleri saldırıda bulundu ve 11 kişi şehit oldu. Tabi onlar da bunu karşılıksız bırakmadılar. Onlar da 10'un üzerinde terörist öldürdü. Mücadele bu şekildekararlılıkla devam ediyor. ABD ziyaretimizde bunların hepsini kendileriyle paylaşacağız. Ancak Resulayn'ın doğusundan Kamışlı'ya doğru ABD askerleri terör örgütü ile devriye yaptılar. Biz de Rusya ile devriyemizi 2 kez gerçekleştirdik. Şu anda bunlar da devam ediyor ve edecek.

- Bu durumda Barış Pınarı Harekatı devam edecek diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Burada son terörist bölgeyi terk etmedikten sonra biz bu işi bırakmayız. Bu işin bir boyutu. İkinci olarak, diğer ülkeler buradan çıkmadıktan sonra biz buradan çıkmayız. Biz Suriye'nin birliğine, beraberliğine ve bütünlüğüne taraftarız. Asla parçalanmasını da istemeyiz. Eğer diğer ülkeler de buna taraftarlar ise kendilerinin de bunu ispat etmeleri lazım. Onlar ispat edecekler ki bizden de bunun ispatını istesinler. Bunların hiçbirinin burada sınırı yok ama bizim burada sınırımız var. En batıdan aldığımız zaman en doğuya kadar sadece 911 kilometre Suriye sınırı var. Oysa burada ne Rusya'nın ne ABD'nin ne de İran'ın sınırı var. Sadece Irak'ın biraz sınırı var. Bizim Adana Mutabakatı gibi bir belgemiz var. Bu terör örgütleri temizlenmedikçe, Adana Mutabakatı'nın bize vermiş olduğu yetkiyle buradaki duruşumuzu aynen devam ettireceğiz.

- DEAŞ ile mücadele noktasında önemli rakamlar açıkladınız. Bununla birlikte Bağdadi'nin ailesine yapılan operasyon var. DEAŞ'la mücadele noktasında Türkiye ciddi bir aksiyon ortaya koyuyor fakat batı medyası bunu görmezden geliyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bununla birlikte Türkiye elindeki DEAŞ'lı teröristleri ne yapacak? Yargılamaları süreci nasıl olacak? Avrupalı DEAŞ'lıları nasıl geri gönderecek?

Bu konu ile ilgili de biz üzerimize düşen sorumlulukları açık ve net yerine getirdik. Bugüne kadar 7 bin 600 yabancı teröristi yakaladık ve bunları ülkelerine geri gönderdik. Suriye'de DEAŞ'a katılmak üzere tespit ettiğimiz Türk vatandaşlarını, eşlerini ve çocuklarını geri alıyoruz. Burada bu şahıslar arasında hakkında terör bağlantılarına dair delil olanları adli sürece tabi tutuyoruz. Bunları yargılıyoruz. Çocuklarla ilgili olarak da onların yaşadıkları travmayı atlatabilmeleri, en sağlıklı ortamda rehabilite edilmeleri için ilgili tüm kurumlarımızı da devreye sokuyoruz. Burada bizim için en önemli konu şu. Son rakamlar doğrultusunda, sınır dışı edilenlerin sayısı 7 bin 550. Hapishanelerimizde 1201 militan var. Suriye'deki DEAŞ kamplarından kaçıp ülkemiz tarafından yakalanan ve tekrar hapishaneye konulanların sayısı 287. Fırat Kalkanı Harekatı'nda 3 bin 500 DEAŞ'lı etkisiz hale getirildi.
Biz şimdi DEAŞ elebaşının çok sayıda aile üyesini Azez'de ele geçirdik. Bunların sorgulanma süreci devam ediyor. İddialı bir şekilde söylüyorum, dünyada Türkiye gibi DEAŞ'la mücadele veren ikinci bir ülke yok.

'Cumartesi günü Sayın Putin ile görüşeceğiz'

- ABD askerlerinin petrol alanlarının etrafındakümelendiği görülüyor. Alandan çekilme vaatlerine rağmen özellikle petrol alanlarında görünmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben ağırlıklı olarak açıklamalarımda Sayın Trump'ın ifadelerine dayalı olarak konuşuyorum. Sayın Trump'ın altındaki emir-komuta zinciri içerisinde, yani memursıfatında olanların ağzına bakmıyorum. Trump'ın ağzına bakarak konuştuğum zaman Trump çekilecekler veya çekiliyoruz dediği için değerlendirmemizi böyle yaptık. Ama ondan sonra yaptığım iki telefon görüşmesinde de tüm bu gelişmeleri kendisi ile paylaştım. Kendileri de bu konunun üzerine eğileceğini söyledi. En sonunda Penceve Pompeo'yu buraya gönderdi. Şu anda bizim heyetlerimiz Ruslarla da görüşüyor. Yine devam ediyoruz. Önceki akşam Trump ile görüştüm. Cumartesi de Sayın Putin ile telefon görüşmemiz olacak. Oradan da görüşmelerde bilgilerimizi alalım ki, ayın 13'ünde yapacağımız görüşmelerin altyapısını oluşturmuş olalım.


Bu haber 509 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34





    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    12,140 µs