En Sıcak Konular

Uğur Tandoğan
Dünya

Uğur Tandoğan
12 Eylül 2019

Müşteriden misafire



Müşteriden misafire 

Sabah yürüyüşündeydim. Kıyıdaki küçük otelin kapısı önüne hormonlu bir pick-up park etmişti. Araba, küçük otelin bir binası büyüklüğünde idi; sanki otele meydan okumak için gelmişti. Bu meydan okumaya hayretle baka kaldım. Otelin sahibi aileden bir kadın da erken kalkmış, küçük bahçeyi toparlıyordu. Benim hormonlu pick-up’da bakışımı yakalamış olmalı ki, gülümsedi ve “Bizim misafirlerden birisinin” dedi. Kadın, “Müşterilerden birisinin” dememişti; “Bizim misafirlerden birisinin” demişti. O zaman aklımdan şöyle bir düşünce geçti: Bu anlayış devam ederse, bu otelin ömrü uzun olur.

Otelde müşteri

Türk Dil Kurumu, “müşteri” sözcüğünü şöyle tanımlıyor: Hizmet, mal vb. alan ve karşılığında ücret ödeyen kimse. Otel işinde de bir hizmet satılır, bunun karşılığı da müşteriden bir para alınır. Ancak bu, özel bir hizmettir. Tatil yöresindeki otel hizmeti daha da özel bir hizmettir. Çünkü 24 saatin, hemen hemen her saati otelin sınırları içinde geçer. Müşteri yatar, kalkar; yemek yer, ara öğünlerde bir şeyler yer içer, atıştırır; deniz kenarında güneşlenir, denize girer. Hep bu süre içinde müşteri bir şeyler ister. Müşteri bu isteğinin her an karşılanmasını bekler. Hem de belki evinde olmadığı bir biçimde karşılanmasını bekler, nazlanır.

Misafir

Misafir, bir yere ziyarete giden kişidir. Misafir ile ev-sahibi arasında bir gönül bağı vardır. Bu bağ nedeniyle iki taraf bir araya gelir, hasret giderir. Bizim geleneklerimize göre misafir önemli kişidir. Misafire özen gösterilir. Misafir, ağırlanır. Misafire evdeki yiyeceğin, içeceğin en iyisi sunulur. Evlerin en güzel odası “Misafir odası” olarak kullanılır. Kalorifer olmayan evlerde kışın gelen misafire evin en sıcak köşesi ayrılır. Ev hali, eğer aile üyeleri arasında bir tatsızlık olsa bile, herkes sıkı tembihlenir: “Aman suratınızı ekşitmeyin, misafir üstüne alınır” Misafiri incitmemeye özen gösterilir. Misafir yolcu edilirken “Bunu saymayız, yine bekleriz” denir. Hatta kültürümüzde çağrılmadan gelen, tanımadığınız birinin ağırlandığı bir de “Tanrı Misafiri” uygulaması vardır. Böylece misafir ağırlamanın dinsel bir boyutu da ortaya çıkar.
İyi misafir de misafirliğini bilir. Misafir, evde kullandığı eşyalara, kendi malından daha fazla özen gösterir. Ev sahiplerini rahatsız etmemek için çaba harcar.

Konaklama tesislerinde müşteri

Otelde konaklayan müşterinin misafirden farkı, bir ücret ödemesidir. Müşteri, aldığı hizmetin karşılığını para ile öder. Misafir ise “hatır kredisi”nden ödemesini yapar. Tanrı misafiri uygulamasında ise ödeme biçimi kazanılan sevaptır.

Ticari işletmelerin amacı para kazanmaktır, kâr etmektir. Ama müşteriyi bir sağmal inek gibi görmek, her şeyi para ile ölçmek yanlış bir yaklaşımdır. Para kısmı bir sonuçtur. Eğer önce müşteriyi memnun etmeye odaklanılırsa bu sonuca ulaşılacaktır.

Konaklama tesislerinde müşteriyi misafir olarak görmek önemli bir aşamadır. Eğer bu anlayış ile davranılırsa, müşteri memnun kalacaktır. O da iyi bir misafir gibi davranacak, davranışlarına özen göstrecektir. Memnun kalan müşteri, “Yine bekleriz” çağrısına cevap verecek, o kuruluşa yine gelecektir.

Ev-sahibi, çekingen misafiri “Burası senin evin sayılır; evinde gibi davran” diyerek rahatlatır. Konaklama tesislerinde müşteri kavramından misafire geçme aşamasından sonraki ise “Burası sizin de eviniz, rahat olun” aşamasıdır. Başarılı kurumlar bu denklemi çözmüş olanlardır.


Bu yazı 139 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ekim 2019 Yasaları hakkıyla uygulamalı
    • 26 Eylül 2019 Şeylerin interneti-IOT
    • 12 Eylül 2019 Müşteriden misafire
    • 5 Eylül 2019 İçi boşalan demokrasiler
    • 29 Ağustos 2019 Yaşadığımız afetler sadece bir başlangıç
    • 22 Ağustos 2019 İşi sevmek meselesi
    • 15 Ağustos 2019 Kirli Altın madenciliği
    • 1 Ağustos 2019 İş ve eğlence
    • 25 Temmuz 2019 Yüksek mahkeme yargıcının öğütleri
    • 18 Temmuz 2019 Bu dünyadan bir Lee Iacocca geçti (2)
    • 11 Temmuz 2019 Bu dünyadan bir Lee Iacocca geçti (1)
    • 4 Temmuz 2019 İnsan kaynağı yönetimi gündemleri
    • 27 Haziran 2019 Dürüstlük
    • 20 Haziran 2019 Toksik iş yerleri
    • 13 Haziran 2019 Şehir Hastaneleri sorunu
    • 9 Mayıs 2019 Abiler çoğaldıkça
    • 2 Mayıs 2019 İneklerin adımlarını okumak
    • 7 Şubat 2019 Liyakate değer verilmezse, kurumlar değersizleşir
    • 24 Ocak 2019 Kalitenin sürdürebilirliği ve iletişim meselesi
    • 17 Ocak 2019 Siyaset ve yalan
    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    15,075 µs