En Sıcak Konular

Bumin Doğrusöz
www.bumindogrusoz.com

Bumin Doğrusöz
12 Ocak 2021

Nakit sermaye artırımlarında indirim oranı



6637 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “diğer indirimler” başlıklı 10. maddesine eklenen (ı) bendi ile şirketlerin nakit yoluyla sermaye artırımlarını teşvik etmek, bu yolla yabancı kaynak yerine özkaynağa yönelmelerini özendirmek amacıyla bir teşvik düzenlemesi getirilmiş ve 1.7.2015 tarihinden sonra uygulanmaya başlanılmıştır. Bu düzenlemeye göre; “Sermaye şirketleri, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’si” kurumlar vergisi beyannamesinde kurum kazancından indirileceklerdir.

Bu %50 oranı, kanunun yayımından sonra Bakanlar Kurulu Kararı ile bazı haller için yükseltilmiş, bazı haller için ise sıfıra indirilmiştir. Anılan Bakanlar Kurulu Kararı 30.6.2015 günlü Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Daha sonra Maliye Bakanlığı gerek kanun düzenlemesinin gerek Bakanlar Kurulu Kararının uygulamasına ilişkin görüşlerini 9 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile açıklamıştır.

Daha sonra yayımlanan 10 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde sermaye avansları konusu da açıklığa kavuşturulmuştur. Bu düzenlemeye göre; “İleride gerçekleştirilecek sermaye artırımından kaynaklanan sermaye taahhüdünün yerine getirilmesinde kullanılmak amacıyla, sermaye artırımına ilişkin karardan önce ortaklar tarafından sermaye avansı olarak şirketin banka hesabına yatırılan tutarların; a) Banka hesabına yatırıldığı tarihten itibaren şirketin bilançosunda öz sermaye kalemleri arasında yer alan “Diğer Sermaye Yedekleri” hesabında izlenmesi ve b) Banka hesabına yatırıldığı tarihin içinde bulunduğu hesap döneminin sonuna kadar bu tutarlarla ilgili sermaye artırımına ilişkin kararın ticaret siciline tescil ettirilmesi şartıyla, söz konusu kararın ticaret siciline tescil ettirildiği tarih esas alınarak indirim uygulamasında dikkate alınması mümkündür.”

Bu açıklamaya göre; şirketin banka hesabına yatırıldığı tarihi kapsayan hesap döneminde sermayeye eklenmeyen sermaye avansı niteliğindeki tutarların, indirim uygulamasında dikkate alınması idari anlayışta mümkün değildir. Ancak bu açıklamanın yasal bir dayanağı olmadığı kanaatindeyim.

Ayrıca, şirketin banka hesabına yatırıldığı tarihten itibaren bilançoda öz sermaye kalemleri arasında yer alan “Diğer Sermaye Yedekleri” hesabında izlenmeyen tutarlar için, ilgili hesap döneminde bu tutarları kapsayan sermaye artırımı gerçekleştirilse dahi indirim uygulamasından faydalanılması mümkün bulunmamaktadır. Ortak tarafından sermaye avansı bankaya yatırıldığında, önce ortaklara borçlar hesabına alınsa, sonra “diğer sermaye yedekleri” hesabına aktarılırsa, tebliğe göre uygulamadan yararlanmak yine mümkün olmayacaktır. Çünkü 9 sayılı Genel Tebliğ’de, bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışlarının indirim tutarının hesabında dikkate alınmasının mümkün olmadığı açıklanmıştır. Bu anlayışta ortak tarafından şirkete nakden verilmiş borçların daha sonra sermayeye eklenmesinde de bu müesseseden yararlanmak mümkün gözükmemektedir. Ancak bu düşünüşün de yasal dayanağı olmadığı inancındayım.

İndirim uygulamasında dikkate alınacak faiz oranı Kanunda “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” olarak düzenlenmiştir. Konuyu açıklayan 9 sayılı Genel Tebliğ’de “bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” olarak, TCMB tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca Açılan Kredilere Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranlarından ‘Ticari Krediler (TL Üzerinden Açılan) (Tüzel Kişi KMH ve Kurumsal Kredi Kartları Hariç)’ faiz oranının” dikkate alınması gerektiğini açıklamıştır. (md.10.6.1)

Söz konusu oran Merkez Bankası verilerine göre 2020 yılı sonu itibariyle %19,62 olarak açıklanmıştır. (Bu oran 2015 yılında %14,65, 2016 yılında %13,57, 2017 yılında %17,06 ve 2018 yılında %27,04 şeklinde oluşmuştu. 2019 yılında 12.02) (Bu oranın Gelir İdaresi Başkanlığı’nca da bir Sirküler ile ayrıca duyurulması gerektiğini düşünüyoruz.)

Dolayısıyla sermaye şirketleri 1.7.2015 tarihinden sonra gerçekleştirdikleri sermaye artırımlarının nakden ve fiilen ödenen kısımları üzerinden – daha sonra sermaye azaltımları ile geri çekilen tutar hariç olmak üzere %19,62 oranını esas alarak hesaplayacakları indirim tutarını 2020 son dönem geçici vergi ve nisanda verecekleri yıllık kurumlar vergisi beyannamelerinde kurum kazancından indirebileceklerdir.



Bu yazı 3,962 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Kasım 2021 Yeniden değerleme oranının sonuçları
    • 16 Kasım 2021 Kamu denetçisine başvurunun dava açma süresine etkisi
    • 4 Kasım 2021 7338 ile amortisman konusunda da sorun çıktı
    • 26 Ekim 2021 Yapılandırmada yeni başvuru süresi
    • 21 Ekim 2021 Vergi ceza sisteminde reform başka bahara mı?
    • 19 Ekim 2021 Tekerrürün sorunları çözüldü mü?
    • 5 Ekim 2021 Bir mükellef hakkı yok ediliyor
    • 30 Eylül 2021 Danıştayın yürütmeyi durdurma kararı ve olası sonuçları
    • 26 Ağustos 2021 Düzeltme yolu ile yargıya gidişte ki değişiklikler
    • 21 Ağustos 2021 Vergi hukukunda dört önemli çalışma
    • 12 Ağustos 2021 Uyumlu mükelleflerde üç yıl koşulu
    • 5 Ağustos 2021 Adli tatil ve süre karmaşası
    • 4 Ağustos 2021 Emisyon primine vergisel yük yüklenebilir mi?
    • 6 Temmuz 2021 Fahiş arsa değerlerine karşı dava hakkı
    • 1 Temmuz 2021 Yurt dışından elde edilen temettü gelirleri
    • 24 Haziran 2021 Vergi mevzuatında son değişiklikler
    • 15 Haziran 2021 Sorular ve yanıtları
    • 8 Haziran 2021 COVID sürecinin 2020 yılı finansal tablolarına etkisi
    • 2 Haziran 2021 Yeni yeniden değerleme
    • 11 Mayıs 2021 Tek konutlu emeklilerde eml?k vergisi muafiyeti (2)
    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,761 µs