En Sıcak Konular

Bumin Doğrusöz
Ekonomim.com

Bumin Doğrusöz
3 Kasım 2015

Gecikme faizi gecikme zammı karmaşası



Gecikme faizi – gecikme zammı karmaşası

 

 

Dünya

 

Süresinde ödenmeyen vergi borçları veya diğer kamu alacakları için hesaplanan gecikme faizi ve/veya gecikme zammı, uygulamada en çok karıştırılan müesseselerdir. Bu karışıklığa yol en büyük unsur ise, oranlarının aynı olmasıdır. Yine aynı oranda olan pişmanlık zammı için bu karışıklık, pişmanlık uygulamasının dilekçe ile yapılan talebe bağlı olarak yapılması dolayısıyla söz konusu olmamaktadır. Bilindiği gibi günümüzde gecikme faizi, gecikme zammı ve pişmanlık zammının aylık oranı, Bakanlar Kurulu'nun 2010/965 sayılı kararı ile belirlenen yüzde 1.40’dır. 

Bizde bu yazımızda hem uygulamacılar ve hem de öğrenciler nezdinde pek karışan  gecikme faizi ve gecikme zammı müesseselerini karşılaştırmak istedik. 

Gecikme faizi Vergi Usul Kanunu'nun 112/3. maddesinde düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanunu'nun anılan maddesine göre, ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda, dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar; dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süreler için gecikme faizi uygulanır. 

Gecikme zammı ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesinde “amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren” hesaplanan faiz olarak düzenlenmiştir. 

Gecikme faizi sadece ikmalen, re’sen veya idarece tarh olunan vergiler için hesaplanırken, gecikme zammı 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen tüm kamu alacakları için uygulama alanı bulmaktadır.

Vergilerin normal vade tarihlerinden, tarhiyatın tahakkuk ettiği tarihe kadar, dava açılması durumunda ise vergi mahkemesi kararının idareye tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süreler için gecikme faizi hesaplanır. Davanın mükellef (veya vergi sorumlusunun) lehine olması, ancak kararın temyiz yolu ile bozulması ve mahkemenin de buna uyması halinde de uymayı içeren vergi mahkemesi kararının tebliğ tarihine kadar uygulanır. Vergi mahkemesi kararının tebliğ tarihi tahakkuku ifade etmekteyse de, burada gecikme faizi idarece tarh olunarak hesaplandıktan sonra, 2. ihbarname veya 112 ihbarnamesi olarak anılan Vergi / Ceza ihbarnamesi ile mükellefe duyurulur. Bu ihbarname, gecikme faizi açısından tarh işlemi niteliğindedir. Dolayısıyla gecikme faizinin yanlış hesaplandığı veya haksız olduğu iddiası ile bu işlem aleyhine dava açıldığında, işlemin yürütmesi, İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesi uyarınca kendiliğinden durur ve artık tahakkuk veya takip işlemleri oluşturulamaz. 2. İhbarname ile tebliğ edilen gecikme faizinin bir ay içinde ödenmesi gerekir. Mükellefin (veya vergi sorumlusunun) uzlaşma yoluna gitmesi ve uzlaşması halinde gecikme faizi uzlaşma tutanağının imza tarihine kadar hesaplanır.

Tahakkuk aşamasından sonra belli bir ödeme süresi söz konusudur ki, bu süre için gecikme faizi veya gecikme zammı hesaplanmaz.  Gecikme zammı ise kamu alacağının ödeme süresinin, bir başka deyişle vadesinin dolduğu tarihten, ödemenin yapıldığı güne kadar hesaplanır. Bu sürenin hesabında, vadenin dolduğu tarihi izleyen günden itibaren başlanır ve ödemenin yapıldığı gün de süreye dâhil edilerek hesaplama yapılır. 

Gecikme faizi aylık olarak hesaplanır, bu hesaplamada ay kesirleri dikkate alınmaz. Gecikme zammı ise, gecikilen her ay için aylık hesaplanır, ay kesirleri için de günlük faiz hesaplaması yapılır. Günlük faiz olarak aylık faizinin otuzda biri esas alınır. Vergi cezaları için gecikme faizi hesaplanmaz. Buna karşılık vadesinde ödenmeyen cezalar için gecikme zammı hesaplanır. Ancak 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilen vergi cezası dışındaki diğer cezalar için gecikme zammı hesaplanmaz. 

Vergi Usul Kanunu'na göre “dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezaların mükellefler tarafından davanın devamı sırasında kısmen veya tamamen ödenmesi suretiyle” gecikme faizinin dava sırasında işlemesi durdurulabilir. Ancak ödeme emrine karşı açılan davalar için gecikme zammın işlemesini durdurucu, ödemenin dışında bir yol yoktur. 

Gecikme faizi ve gecikme zammının ortak yönü ise hem gelir hem de kurumlar vergisi matrahının hesabında gider kalemi olarak dikkate alınamamasıdır . 


Bu yazı 2,373 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Nisan 2024 Kurumlarda örtülü sermaye
    • 18 Nisan 2024 Emisyon primleri istisnası ve sorunları
    • 16 Nisan 2024 Kurumlar vergisinin oranının saptanması
    • 4 Nisan 2024 Avans kar payları ne zaman beyan edilir?
    • 28 Mart 2024 2023 yılında elde edilen kar payları ve beyan yükümlülüğü
    • 26 Mart 2024 Arabulucuya başvuru ve şüpheli alacak karşılığı
    • 21 Mart 2024 Vergi incelemelerinin pişmanlığa etkisi
    • 19 Mart 2024 Binek otomobillerin giderleri ve elektrikli araçlar
    • 14 Mart 2024 Yıllık beyanda eğitim ve sağlık harcamaları indirimi
    • 12 Mart 2024 Kiraların gerçek gider yöntemi ile beyanında idari yaklaşımlar
    • 7 Mart 2024 Kira gelirlerinin gerçek gider yöntemi ile beyanı
    • 5 Mart 2024 Kiraların vergilendirilmesi ve emsal kira bedeli esası
    • 29 Şubat 2024 Vergi suçları ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
    • 27 Şubat 2024 Özelgeler ve yanıl(t)ma
    • 22 Şubat 2024 Nakdi sermaye artırımını teşvikte 2023 indirim oranı revizesi
    • 20 Şubat 2024 İşletmelerde gider özgürlüğü
    • 15 Şubat 2024 Konut kira gelirlerinde istisna
    • 13 Şubat 2024 Değerli Konutlar Vergisinde muafiyetler
    • 8 Şubat 2024 Değerli konutlar vergisinin 2024 uygulaması
    • 7 Şubat 2024 Afet hukukunun dağınıklığı




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,005 µs