En Sıcak Konular

Osman Arıoğlu


Osman Arıoğlu
11 Kasım 2022

Sermaye kaybı nedeniyle sermaye artırımında yeni düzenleme



Resmi Gazete’nin 8 Kasım 2022 tarihli sayısında yayımlanan Ticaret Bakanlığı Tebliği’ne göre sermayenin üçte ikisinin kaybı veya zarar nedeniyle borca batık olma durumlarında sermaye artırımı yapılırken, henüz itfa edilmemiş döviz cinsi borçlar nedeniyle oluşan kur farklarının tamamı ile son iki yıla ilişkin amortisman, kira ve personel giderlerinin yarısının dikkate alınmayabileceğine ilişkin 15 Eylül 2018 tarihinde yayınlanan tebliğ düzenlemesindeki süre bir yıl daha uzatılmıştır. Bu hükümden yararlanmak isteyen sermaye şirketleri, 1 Ocak 2024 tarihine kadar bu işlemi yapabilecekler.
 
KANUN DÜZENLEMESİ
 
Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi uyarınca sermayenin 2/3’ünün kaybı nedeniyle teknik iflas durumuna giren şirketlerin sermaye artırımı yapabilmeleri için çok basit bir anlatımla artırılan sermayenin 1/2’sinden fazla bir öz varlık tutarına ulaşılması gerektiği öngörülüyor. Bu hüküm nedeniyle sermaye kaybının tamamlanmasını hedefleyen şirketlerin önüne iki yol çıkıyor; ya önce kaybedilen sermaye tutarı kadar sermaye azaltımı yapılması ve sonra sermaye artırımı yapılması veya TTK 376’da öngörülen şartın yerine gelebilmesi bakımından daha yüksek oranda bir sermaye artırımı yapılması. Aksi durumda ise şirketlerin sermaye artırım kararları tescil edilmediğinden sermaye artırımı yapamamaları ve durumun daha da kötüye gitmesine bir anlamda seyirci kalınması gibi bir durum ortaya çıkıyor.
 
Literatürde ve yargı kararlarında da bu konuda genel ekseriyet kazanan görüş, mevcut düzenlemenin üçüncü kişileri koruyucu mahiyette olduğu yönündedir. Bunun gerekli olmadığı, bu şarta bakılmaksızın da sermaye artırımı yapılabilmeli şeklinde az sayıda da olsa görüşler bulunuyor.
 
Sermaye artırımı için 376. maddede belirtilen hükmün gerekliliğini savunan görüşlerin dayandığı temel felsefe, nominal sermayenin şirketlerin durumunu gösteren en kolay ve görünür delil durumunda olduğundan, ilişkide bulunan üçüncü şahısların yanıltılmamaları bakımından bu şartın yerinde olduğu yönündedir.
 
DEĞERLENDİRME
 
Bizim bu konuya ilişkin değerlendirmemiz ise azınlık görüşe daha yakındır. Şirketlerin durumuna ilişkin teknik değerlendirme esasen öz varlığa bakılarak yapılabilir. Şirketlerin eğer bir bilgi paylaşmaları gerekiyorsa her yıl bir önceki yıl öz varlıklarına ilişkin durumlarını da paylaşmaları bu konuda yeterli olabilir. Buna ilişkin bir düzenleme daha yerinde olabilecek.
 
Bu konuda bir ara çözüm olarak 2018 yılında yayınlanan tebliğ ve bu tebliğin Geçici 1. Maddesi’ne 26 Aralık 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile eklenen hükümle birlikte kur farkı zararlarının tamamı ile son iki yıla ilişkin tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar  ve personel giderleri toplamının yarısının dikkate alınmayabilmesine imkan sağlanarak ciddi bir adım atıldı. Bu hükmün süresinin bir yıl daha uzatılması da yine bu konuda önemli ve değerli bir adımdır. Hatta bir adım daha ileri gidilerek bu hükmün kalıcı hale getirilmesi de değerlendirilmeli.
 
Bu hükmün bir yıl daha uzatılmış olması son derece önemlidir. Bu düzenleme ile geçen yazımızda açıkladığımız üzere sermaye azaltımında uygulanacak hükümler birlikte değerlendirildiğinde daha az hasarlı ve işletmeleri koruyucu bir sonuç sağlanmıştır.

Bu yazı 850 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Nisan 2024 Fed faiz indirimi ne zaman?
    • 18 Mart 2024 Cari açık gidişatı
    • 4 Mart 2024 Döviz nereye?
    • 19 Şubat 2024 Bir Danıştay DDK kararı ve damga vergisi uygulaması
    • 5 Şubat 2024 Anayasa Mahkemesinin enflasyon muhasebesine ilişkin kararı kimleri etkileyecek?
    • 22 Ocak 2024 Anayasa Mahkemesinin enflasyon düzeltmesine ilişkin kararı
    • 8 Ocak 2024 Bilmediğini bilmemek veya cehaletin dayanılmaz cazibesi
    • 25 Aralık 2023 Ademi Tahsis İlkesi
    • 11 Aralık 2023 Enflasyon muhasebesi uygulaması
    • 27 Kasım 2023 Ekonomilerde stagflasyon ihtimali
    • 13 Kasım 2023 Faiz artırımlarının sonuna geliniyor mu?
    • 30 Ekim 2023 Nice 100 yıllara
    • 16 Ekim 2023 İsrail-Filistin savaşı ve ekonomiye etkileri
    • 2 Ekim 2023 Parite nereye?
    • 18 Eylül 2023 OVP ne söylüyor?
    • 4 Eylül 2023 Son Merkez Bankası kararları ve geleceğe bakış
    • 11 Kasım 2022 Sermaye kaybı nedeniyle sermaye artırımında yeni düzenleme
    • 19 Şubat 2021 Finansman gider kısıtlaması uygulaması başladı
    • 9 Haziran 2020 Kambiyo muamele vergisi uzun süreli olmayabilir
    • 1 Haziran 2020 Biraz parasal genişleme hemen enflasyon yaratmaz




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,683 µs