En Sıcak Konular

İşten çıkarma yasağının uzatılmasına ilişkin açıklama

10 Temmuz 2020 13:27 tsi
İşten çıkarma yasağının uzatılmasına ilişkin açıklama Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk "Fesih kısıtı pandemi döneminde çalışanlarımızı korumak için önemli bir unsurdu. Bir süre daha uzatmayı düşünüyoruz" dedi. Bakan Selçuk, kısa çalışma ödeneğini ise uzatmayı öngörmediklerini açık

İşten çıkarma yasağının uzatılmasına ilişkin açıklama

DÜNYA

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 3 aylığına getirilen işten çıkarma yasağıyla ilgili 'bir dönem daha uzatmayı' düşünüyoruz ifadelerini kullandı.

Selçuk, NTV canlı yayınında koronavirüs sürecinde, çalışan ve işverene yönelik alınan tedbirlere ilişkin soruları yanıtladı.

Selçuk, bu süreçte hem sosyal güvenlik hem de çalışma hayatındaki durumlara dair hazırladıkları ve bir çok unsuru barındıran ekonomi istikrar kalkanı paketine değindi. İş gücü ve istihdamı koruyabilmek için çalışma hayatındaki fesih kısıtı uygulamasını anımsatan Selçuk, "Bu ekonomik dönem geçtiği ve Kovid-19 salgının etkileri azaldığı zaman hızlıca ekonomik toparlanmaya geçebilelim." dedi.

Fesih kısıtıyla vatandaşların işlerini kaybetmelerini engellediklerini ve aynı zamanda işverenin maliyetlerini azaltacak nakdi ücret desteği sağlayarak hem işçi hem de işvereni korumayı hedeflediklerini vurgulayan Selçuk, şöyle devam etti:

"Nakdi ücret desteği alan çalışan sayımız şu anda 1 milyon 358 bine ulaşmış durumda. 1 milyar 700 milyon gibi de bir kaynağı çalışanlarımıza aktarmış durumdayız. Ücretsiz izne çıkan çalışanlarımız için. Dolayısıyla fesih kısıtı pandemi döneminde çalışanımızı korumak için önemli bir unsurdu. İnşallah istihdamımızı ve çalışanlarımızı korumak için bir süre daha uzatmayı düşünüyoruz."

Normalleşme süreci

"Normalleşmeyle bu çalışanların işe dönüşü anlamındaki beklentiniz nedir?" sorusu üzerine Selçuk, salgın döneminde aynı zamanda kısa çalışma ödeneği de verdiklerini hatırlattı. Selçuk, "Kısa çalışma ödeneğine başvuranlarımızın sayısı da 3,5 milyona yaklaştı. Onlara ödediğimiz tutar İşsizlik Sigortası Fonu'ndan 10,5 milyara ulaştı." diye konuştu.

Selçuk, hem kısa çalışma ödeneği hem de nakdi ücret desteği sağlayarak çalışanlara bu dönemde gelir desteği sağlamayı hedeflediklerini yineledi. 1 Haziran'dan itibaren normalleşme sürecinin başladığını belirten Selçuk, şunları kaydetti:

"Hedefimiz, ekonominin hızla toparlanması. Bu anlamda da yeni istikrar kalkanı programımızda normalleşmeyi hızlandıracak maddelerimiz olacak. Bunlardan bir tanesi de normalleşme desteği. Adı da normalleşme desteği olacak. Kısa çalışmaya başvurmuş olanlara bu şekilde bir destek, normalleşme desteği sağlayarak iş yerlerimizin daha çabuk bir şekilde ekonomik hayata geri dönmelerine ve çalışanlarımızın da daha hızlı bir şekilde çalışma hayatına geri dönmelerini sağlamayı hedefliyoruz."

Kısa çalışma ödeneğine ilişkin bir soruya Selçuk, şu yanıtı verdi:

"Kısa çalışma işin tamamen veya kısmen durdurulmasını içeriyor. Ama 1 Haziran itibarıyla normalleşme sürecini başlattık. Kısa çalışmanın devam etmesi aynı zamanda normalleşme sürecinin tam başlamaması da demek oluyor. Şu anda uyguladığımız kısa çalışma çok etkin, çok hızlı bir şekilde gerçekleşti. Hem İş-Kur hem SGK ayağında hızlı bir şekilde bütün çalışanlarımıza ödemelerini gerçekleştirdik. Normalleşme sürecinde ise iş yerleri işe başladığı için bu hızı devam ettirmemiz mümkün olmayabilir. Dolayısıyla biz daha etkin daha hızlı bir modelle çalışacağız normalleşme desteği adı altında. Bunu sağladığımız zaman da hem kısa çalışmanın işveren ve çalışanlarımız tarafından olumlu bulunan taraflarını gerçekleştirmiş olacağız hem de aynı zamanda süreci kısa çalışma sürecinden çıkarıp normalleşme sürecini başlatmış olacağız."

Selçuk, normalleşme paketinde ne tür desteklerin olacağına yönelik bir soru üzerine, öncelikle çalışanı koruyacaklarını ve bu süreçte çalışanın işini kaybetmesini istemediklerini vurgulayarak fesih kısıtını bir müddet daha uzatacaklarını vurguladı.

Selçuk, normalleşme desteği paketinin içeriğine ilişkin ise şu bilgileri verdi:

"Kısa çalışmaya başvurmuş ya da ücretsiz izin desteği almış çalışanlarımızın normal çalışma sürelerine geçebilmesi adına bir normalleşme desteği sunacağız. Paketimizin içindeki diğer bir maddemiz istihdama dönüş. Bizim 1 Ocak 2019-Nisan 2020 arasında bir şekilde işinden ayrılmış, işini kaybetmiş olan çalışanlarımızın tekrar işe dönmesi için edindikleri becerileri, deneyimleri ekonomiye katmalarını sağlamak adına da bir istihdama dönüş desteğimiz olacak. Bu da 2019 Ocak ile Nisan 2020 arasında işini kaybetmiş veya ücretsiz izne çıkmış diğer çalışanlarımız için olacak."

Selçuk, ekonomi bu süreçten geçerken ilave istihdam sağlayan işverene de "ilave istihdam desteği" adı altında bir destek sunacaklarını ifade ederek farklı çalışma modellerinin etkinleştirilmesini de istediklerini vurguladı.

İstihdam koruma paketindeki temel hedeflerini, "İstihdamın korunması, istihdamı artıracak bir ekosistemin oluşturulması, farklı çalışma modellerinin etkinleştirilmesi" olarak sıralayan Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile de yoğun bir çalışma gerçekleştirdiklerini kaydetti. Selçuk, "İş hukukumuzda birçok farklı çalışma modellerine dair mevzuatımız var. Fakat bunlar çok etkin kullanılmıyor. İşsizliğin azalmasına dair -eğer bunu sağlayabilirsek- iyi önlemler sunmuş olacağız." diye konuştu.

"Pakette, 1 Ocak 2019 ve Nisan 2020'ye kadar olan geniş bir zaman diliminin yer almasının temel amacı nedir?" sorusuna Selçuk, hedeflerinin iş gücü ve istihdamı korumak olduğunu yineleyerek "Her kaybımızı telafi etmek için uğraşıyoruz. Bu süreçte de 2019 Ocak ile 2020 Nisan arasında kaybettiğimiz işçilerimizi, çalışanlarımızı tekrar işe kazandırmak istiyoruz. Bu teşvikle beraber inanıyoruz ki -buna da 'işe dönüş desteği' dedik- ekonomiye katkı sunmuş vatandaşlarımızın deneyimleri, becerileri ve işgücünü tekrar iş gücü piyasasına dahil etmemiz gerekiyor. Bu destekle de bu amaca hasıl olacağımıza inanıyoruz." yanıtını verdi.

Kayıt dışı istihdamla mücadele

"Kayıt dışı çalışanların kayıt altına alınması halinde işverene ne tür destekler sağlanacak?" sorusuna karşılık Selçuk, "Belli bir brüt asgari ücret üzerinden planlarımız da var." dedi.

İstihdama dönüş desteğinin aynı zamanda kayıt dışı istihdamı da içerdiğine dikkati çeken Selçuk, "Kayıt dışı istihdamı ne kadar kayıt içine çekebilirsek hem sigortalılık anlamında hem de vatandaşın sosyal güvencesini sağlamak adına faydalı olacak." diye konuştu. Bu istihdama dönüş desteğinde, üç etabın bulunduğunu ifade eden Selçuk, "Birincisi işini kaybedenlere yönelik. Onları geri çekme. Kısa çalışmayla ücretsiz izne geçenleri normal çalışma sürelerine döndürme. Bir de kayıt dışı istihdamda olanları kayıt içine çekme. Paketin içinde bunlara dair teşvik paketleri sunduk. Kayıt dışı istihdamı da sigortalıya çekmek noktasında iyi bir teşvik olacağına inanıyoruz." dedi.

Kısmi çalışma

Selçuk, Avrupa Birliği'nde (AB) kısmi çalışanların oranının yüzde 18 olduğunun altını çizen Selçuk, Hollanda'da nüfusun yarıdan fazlasının, İsviçre'de yaklaşık yüzde 40'ının kısmi çalıştığını söyledi. Almanya ve Norveç gibi ülkelerde ise 4 kişiden bir kişinin, hatta daha fazlasının kısmi çalıştığına işaret eden Selçuk, Türkiye'de ise mevzuatın buna uygun olmasına rağmen kısmi çalışma oranının yüzde 9, 10 arasında olduğunu söyledi.

Bunun çalışma hayatındaki modellerin aile hayatıyla çok uyumlaşmamasına neden olduğunu belirten Selçuk, şu anda özellikle gençler ve kadınlardan part-time çalışma usullerinin daha etkinleştirilmesine yönelik çok büyük bir talep aldıklarını kaydetti.

Türkiye'nin rekabet gücünün artması anlamında da kısmi çalışmanın çok önemli olduğunu belirten Selçuk, kayıt dışı istihdamla mücadelede esnek ve kısmi çalışma yöntemlerinin en önemli unsurlardan olduğunu söyledi. Selçuk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hem iş aile hayatını dengeleyecek sosyal bir politika unsuru hem kayıt dışı istihdamla mücadelede en önemli etkenlerden birisi. Aynı zamanda rekabet gücümüzü artıran bir unsur. Veriler gösteriyor ki kısmi çalışmayla işsizlik oranları tamamen negatif korelasyon içinde. Part-time çalışmayı ne kadar fazla teşvik edebilirsek o kadar hem işsizliği azaltabileceğiz hem kadınlarımız ve gençlerimizin iş hayatına daha fazla katılmasını ama bunu yaparken iş ve aile uyumunu sağlayabilmelerini sağlayacağız. Gençlerimizin çok büyük bir talebi var. Üniversitede çalışırken kısmi çalışabilmek. Bunun da daha kolaylaştırılmasına yönelik çalışmalar istiyorlar. Bunu sağladığımız zaman hem gençlerimize iş hayatına daha çabuk edineceğiz ve onlar 25 yaş altında daha kolay çalışabilecekleri için beceri elde edebilecekler. Çalışma hayatına, daha disiplinli bir hayata hazırlıklı olacaklar. Kadınlarımıza yönelik bunu sağladığımız zaman iş ve aile hayatında daha iyi bir uyumlaşmayı sağlayacağız. Aynı zamanda da işsizlik oranlarını düşürmek noktasında da önemli bir unsur olacak."

Teşvik edici unsurlardan birinin işsiz kalma sürelerini azaltmaya yönelik olacağını dile getiren Selçuk, "Yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki Türkiye'de genel olarak işsizlerimizin yüzde 35'i bir ile üç ay arasında işsiz kalıyorlar. Dolayısıyla biz bu çalışanlarımızı üç ay içinde geriye döndürebilirsek daha hızlı bir kazanım sağlayacağız, buna dönük de bir çalışmamız var. Üç ay içinde geri döndükleri zaman işe, onların işsizlik ödeneği aldığı süreçte uzun vadeli sigortaları ödenmiyor. Biz o üç aylık süreçte uzun vadeli sigortalarını ödeyeceğiz." diye konuştu.

Tamamlayıcı emeklilik sisteminin ne olduğu ve kıdem tazminatıyla nasıl birleşeceğine ilişkin soru üzerine Selçuk, Türkiye'de nüfusun yaşlanmakta olduğunu, önlerinde 2045'e kadar önemli bir demografik fırsat penceresi bulunduğunu, bu tarihten sonra yaşlı nüfusun genç nüfustan fazlalaşmaya başlayacağını söyledi.

Dolayısıyla demografik fırsat penceresinde ikinci ve üçüncü basamak emeklilik sistemlerini daha etkinleştirmek, bunları ortaya çıkarmak ve değerlendirmek durumunda olduklarını belirten Selçuk, "Tamamlayıcı emeklilik sistemi, aslında bizim Hazine ve Maliye Bakanlığımızla beraber çalıştığımız, bu ikinci ve üçüncü basamakları daha etkinleştirmek için ortaya koymak istediğimiz bir model." dedi.

Çalışma hayatında devamlı sosyal taraflarla konuşup süreçleri müzakere ettiklerine dikkati çeken Selçuk, "Bu tamamlayıcı emeklilik sistemine dair de müzakerelerimiz devam etmekte. Masada her daim birden çok model oluyor ve bunları da konuşmaktayız. Buradaki temel hedefimiz çalışanımıza emekli olduğunda hem daha iyi bir gelir seviyesi sağlamak, aynı zamanda da ülkemize bu sistem sayesinde ikinci ve üçüncü basamağı kazandırabilmek." ifadelerini kullandı. 

Selçuk, kıdem tazminatıyla nasıl birleşeceğine ilişkin olarak da "Cumhurbaşkanımızın geçen haftaki konuşmasında belirttiği gibi kazanılmış haklar korunacak fakat ben müzakere devam ederken daha da modeller otururken bu konuda detay vermeyeyim." değerlendirmesinde bulundu.

"Birden çok model var"

"Mevcut çalışanların sistemin değişmesi halinde mevcut sistemde kalma seçeneği olacak mı? Bir yılda bir aylık maaş tutarında kıdem tazminatı devam edecek şekilde mi kazanılmış haklar korunacak?" sorusuna ise Selçuk, şöyle yanıt verdi:

"Kazanılmış haklar korunacak. 30 güne karşı gelen bir yüzde 8,33 oranımız var, bu korunacak. Şu andaki bizim üzerinde konuştuğumuz modelde korunacak şekilde müzakereler yapıyoruz fakat birden çok model var. Bu, karma bir emeklilik sistemi. Dolayısıyla bunun bir yüzde 8,33'lük kısmı var, normal tamamlayıcı olan kısmı. Bunun bir gönüllü ve ihtiyari seçilecek olan kısmı da olacak. Bunlar tam netleşince... Biz taraflardan önerilerini de aldık, netleştikten sonra inşallah onu da detaylıca açıklarız."  

Bakan Selçuk, bu sistemin yasama yılında yasalaşıp yasalaşmayacağına ilişkin olarak da müzakerelerin sürdüğünü ve hızlı şekilde çalıştıklarını dile getirdi. 

İstihdam paketinde çalışma hayatında olup belli bir yaşı geçenlerin ya da belli bir yaşa ulaşanların yarı zamanlı çalışmaya dönmesine yönelik teşvik verilip verilmeyeceğine ilişkin soruya karşılık Selçuk, şunları söyledi: 

"Çalışma hayatı çok dinamik ve biz gelen talepleri Bakanlık olarak değerlendiriyoruz. 50 yaş üstünde bizim daha az çalışma saatlerinde çalışmak isteyen ve kısmi zamanlıya geçmek isteyen çalışanlarımız vardı ve biz buna dair kısmi zamanlıya geçtikleri takdirde hem işverene sağlayacağımız desteklerle bunu teşvik etmek... Esasında paketin tamamı bizim mevcutta çalışma hayatımızda ve mevzuatımızda olan maddeleri daha etkinleştirmek ve teşvik etmeye yönelik. Bunlar mevzuatımızda olmayan konular değil fakat etkin kullanılmıyor. Etkinleşmesi için biz işverenlerimize ve çalışanlarımıza teşvikler sunarak bunu etkinleştirmeyi hedefliyoruz. Bunu sağladığımız zaman da hem işsizlik oranları için hem de iş gücüne katılım anlamında iyi bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz."

Selçuk, OECD'nin 10 Haziran'da açıkladığı raporu anımsatarak, "2020 yılında ikinci dalga gelirse yüzde 7,6, gelmezse de 6 oranında bir küçülme bekleniyor fakat OECD aynı zamanda o raporda şunu da belirtti: 'Türkiye, en az etkilenen ülkeler arasında olacak'. Biz eğer bu paketi başarıyla uygular ve bunu sağlarsak en az etkilenen ülke olacağımıza da inanıyoruz. Dolayısıyla 2021'de büyük bir büyümeyi de gerçekleştireceğimize inanıyoruz, İstihdam Kalkanı Paketi'ni hedefine ulaştırırsak." değerlendirmesinde bulundu. 

Bu hedefe ulaşması için işverenlerin de büyük desteğinin gerekeceğine işaret eden Selçuk, "Çünkü taşın altına herkesin elini koyması gerekecek. Bütün koruma paketlerinde, sosyal korumada olsun, istihdam koruma kalkanında olsun hedefimiz, işçimiz de işverenimiz de hep beraber gidip istihdamı korumak, ülkemizin ekonomisini, daha güçlendirerek çıkabilmek." şeklinde konuştu. 

"İstihdamın 2020 yılını nasıl tamamlayacağına dair bir projeksiyon olup olmadığı"na ilişkin soruya ise Selçuk, TÜİK'in açıkladığı değerlerde bir düşüş gördükleri yanıtını verdi. 

"Bu model bir çeyrek dönem paketleri olarak devam edecek"

Çeyrekler halinde İstihdam Kalkanı Paketi'nde uyguladıkları bütün maddeleri kontrol edeceklerini ve paketteki maddelerin ona göre revize edileceğini dile getiren Selçuk, "Esasında bu model bir çeyrek dönem paketleri olarak devam edecek. Dolayısıyla ilk çeyreği bir görelim bu uygulamaya başladıktan sonra. İlk çeyreği gördükten sonra ona göre de projeksiyonlar daha netleşecek. Dünyadaki projeksiyonlar da tam net değil, ilk çeyrek çok önemli. O yüzden bizim tam bu nedenle kısa çalışmadan normalleşme desteği ile normale dönmek, normal çalışma sürelerine ve normal çalışma disiplinine dönmemiz çok önemli." ifadelerini kullandı. 

Selçuk, kısa çalışmadan normale dönenlerin destek ve teşviğinin tam olarak ne olacağına ilişkin soruya da "Sigorta primleri büyük bir destek. Sigorta primlerini karşılayacağız." diye yanıt verdi. 

Pandemi sürecinde ihtiyaç sahibi ailelere yapılan yardımlara ilişkin soru üzerine Selçuk, sosyal yardımları 3 faz halinde planladıklarını dile getirdi.

Bakan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:  

"Birinci fazda 2,1 milyona, ikinci fazda 2,3 milyona ve  üçüncü fazımız devam ediyor, orada da 1,6 milyon haneye ulaştık. Toplamda biz 6 milyon haneye ulaşıp 1000'er liradan 6 milyar lira ulaştırmış olduk. Bu Kovid döneminde hem sosyal destek programımız, sosyal yardımlarımız hem kısa çalışma ödeneğimiz hem nakdi ücret desteğimizi, işsizlik ödeneğimizi de toplarsak şu anda Bakanlığımız bünyesindeki bütün çalışma alanlarımızda biz 20 milyar liralık bir kaynağı vatandaşlarımıza ulaştırmış durumdayız. Bunu çok kısa bir süreçte ulaştırdık. Faz 3 devam ediyor.

Onun değerlendirmelerini aldıkça sosyal yardımlaşma dayanışma vakıflarına iletiyoruz ve ihtiyacı tespit ettiğimiz anda da 1000 liralık desteğimizi devam ettiriyoruz. Dolayısıyla 20 milyar liralık etkin bir kaynak aktarılmış oldu vatandaşlarımıza."

Bakan Selçuk, emeklilere Kurban Bayramı'nda bayram ikramiyelerinin erken ödeneceği müjdesi gelip gelmeyeceğine ilişkin olarak da Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ödeme takvimini planladıklarını, henüz karar vermediklerini ifade etti.

"Etkin kontrolle huzurevi sakinlerimizi Kovid'e karşı korumayı başardık"

Aile tarafını da ilgilendiren normalleşme adımlarına ilişkin olarak Selçuk, sosyal hizmetler alanında yaklaşık 100 bin vatandaşa hizmet sunduklarını belirtti.

Bu süreçte en önemli kırılgan grupta yaşları itibarıyla huzurevi sakinlerinin bulunduğuna işaret eden Selçuk, huzurevi sakinlerinin yüzde 50'den fazlasının 80 yaşın üstünde olduğunu ve kronik rahatsızlıklarının bulunduğunu söyledi. Bu nedenle öncelikle yaşlıları çok sıkı koruma altına aldıklarını ve sıkı önlemleri hayata geçirdiklerini ifade eden Selçuk, bu kuruluşlarda 14 gün sabit vardiya sistemiyle çalışıldığını, personele bakımevlerine hem girerken hem de çıkarken test yaptırdıklarını anlattı.

Dünyaya bakıldığında gelişmiş ülkelerde Kovid-19 nedeniyle vefat edenlerin yüzde 50'sinden daha fazlasının huzurevlerinde olduğuna dikkati çeken Selçuk, "Bizde ise bu oran yüzde 4'lerde kaldı, aldığımız etkin önlemlerin sayesinde. Şu anda da vakalarımızın bir kısmı hastanede, sıkı takip ediyoruz. Çoğu şifa buldu." dedi.

Selçuk, yaşları 90-95'i bulan hastaların da şifa bulduğunu vurgulayarak, "Etkin bir kontrol sistemiyle huzurevlerindeki sakinlerimizi de Kovid'e karşı korumayı başardık, çok şükür." şeklinde konuştu. 

"İş aramama nedenlerinin başında aile ve bakım hizmetleri geliyor"

83 milyonun özellikle dezavantajlı, kırılgan nüfusunu korumaya yönelik bir Bakanlık olduklarının altını çizen Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok etkin bir sosyal koruma kalkanı paketi oluşturduk, bunu devam ettiriyoruz ve bu devam edecek. Bunun haricinde şu anda bu 3 ay boyunca bu sosyal koruma kalkanını sağlamışken şimdiki hedefimiz ise ekonomimizi güçlendirmek. Bunun için de istihdam kalkanımız olacak. İstihdam kalkanında da işten uzaklaşmış veya yarı zamanlıya geçmiş çalışanlarımızı normal çalışma sürelerine döndürmeyi hedefleyeceğiz. Onun haricinde de ilave istihdamı teşvik etmeyi önereceğiz. Bir de pandemi döneminde şu anlaşıldı, Türkiye'de iş aramama nedenlerinin başında aile ve bakım hizmetleri geliyor.

Sorduğumuz zaman yüzde 50 oranında aile ve bakım hizmetleri geliyor. Biz eğer bu farklı çalışma modellerini etkinleştirirsek bu anlamda da büyük bir kazanım sağlayacağız."

Bakanlık olarak koruma kalkanı oluşturmak istediklerini vurgulayan Selçuk, bunun özellikle kriz dönemlerini geçirirken çok önemli bir kavram olduğunu ve bu koruma sağlandığında ekonomiye daha güçlü ivme kazandıracaklarını sözlerine ekledi. 



Bu haber 2,066 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    BİZE ULAŞIN: info@resulkurt.com
    TWİTTER/resulkurt34




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,679 µs